Nurhayat Ata

Tarih: 26.02.2026 22:35

Dijital Çöplüğün Organik İçerikleri

Facebook Twitter Linked-in

Teknolojinin hâkimiyet alanının sınırsızlığı karşısında diz çökmüş bir çağda yaşıyoruz. İnsan hayatını ele geçiren dijital sistem, adeta toplum hafızasına savaş açmış durumda. Ancak bu kaos ortamı rastgele oluşmuş bir yığın değildir; toplumun psikolojik yatkınlığını ve dikkat yoğunluğunu tespit ederek çalışan bilinçli bir döngüdür.

Akıllara şu soru geliyor: Dijital dünya mı toplumu yönetiyor, yoksa toplum mu dijitali besliyor?
Cevap çok net değil mi? Aslında bu, karşılıklı bir döngüden başka bir şey değil. Ancak bu döngüyü besleyen çoğu zaman yüksek tepki ve yoğun duygusal reaksiyonlar oluyor. Böyle olunca da toplumun tam uyanması gereken zamanlarda, dönemin önemli siyasi ve toplumsal meseleleri geri planda kalıyor.

Toplumun uyanışına sebep olacak gündem ötelenirken, bir de bakmışsınız ki duygusal yoğunluk taşıyan içerikler gündemi dolduruyor. Pelüş oyuncağına sarılan bir maymun ya da yalnız kalmış bir penguen, milyonların ortak duygusuna, hatta ortak gündemine dönüşüyor. İşte algı yönetimi tam da burada başlıyor.

Algılarımızı istedikleri yöne evirip çeviriyorlar ve bunu da bizim elimizle yapıyorlar; çünkü bu mekanizmayı besleyen bizleriz.
Verdiği zararlar ise uzun vadede vahim sonuçlara sebep olabiliyor.

İnsanın dikkat mekanizmasının belirli bir sınırı varken, süresi 60 saniyeyi dahi geçmeyen içerikler insan beyninde hızlı ve değişken tepkilere yol açıyor. Normal şartlarda duygusal süreçlerimiz daha yavaş ilerlerken, dijital dünyada saniyeler içinde oluşan duygu dalgalanmaları kişiyi olumsuz etkiliyor.

Telefonu bıraktığımızda bile zihnimiz o hızlı akışın etkisini taşımaya devam eder. Biz günlük yaşantımıza dönsek de zihnimiz dijitalde can çekişmeyi sürdürür. Özellikle pandemi sonrası artan pasiflik ve tahammülsüzlük, biraz da bu hız çağının yan etkisidir.

Dijitalde oluşan gereksiz bilgi yığını ve aşırı hız, insanı derin düşünme ve analiz yeteneğinden uzaklaştırdı. İlim ve irfandan koparılan, amaçsız ve kolay yönlendirilebilir bir insan modeli inşa edilmeye çalışılıyor. Artık hayata adapte olmakta zorlanan bireylerle dolu bir çevrede yaşıyoruz.

Teknoloji ilerliyor; evet, bu güzel bir haber. Mesele teknolojinin ilerlemesi değil zaten. Asıl mesele, zihnimizin kontrolünü kime bıraktığımızdır. Gündem bizi mi şekillendiriyor, yoksa biz mi gündemi?

Teknolojiyi pervasızca kullanıp onun hızlı akışında sürüklenen değil; vereceği zararı okuyabilen bir bilinç inşa edebildiğimiz gün, dijital çöplüğün “organik” sandığımız içeriklerine karşı farkındalığı yüksek, dikkatli bir nesil bizi bekliyor olacaktır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —