Menü Haberler - Artı5TV
Derya Çelikay Öztürk

Derya Çelikay Öztürk

Tarih: 17.03.2026 22:48

Kınalı Kuzulardan Emanete: Çanakkale Destanı!

Facebook Twitter Linked-in

Daha on beşindeki kınalı kuzuların, bir daha geri dönmeyi düşünmeden yola çıktığı bir destanın adıdır Çanakkale.

Çanakkale; içinde imanı, vatan sevdası ve öğrendiği tüm değerler uğruna, bile bile, isteye isteye cepheye giden nice koç yiğitlerin ve evlat acısını yüreğine gömüp bağrına taş basan anaların destanıdır.

Bu topraklar ve bu millet için vatan ve bayrak her daim namus sayılmıştır. Namusa zeval gelmesin diye anadan, yardan, evlattan, kardeşten vazgeçilmiş; ama vatandan asla vazgeçilmemiştir. Çünkü onlar, bir insanın vatanı yoksa ne canının, ne malının, ne şerefinin ne de inancının olamayacağını bilerek büyümüş, büyütülmüşlerdi.

Bir millet düşünün… Tarih boyunca değerleri ve kutsalları uğruna savaşmış, ölmekten korkmamış bir millet. Ne mutlu ki ben böylesi şanlı bir milletin evladıyım. İşte o milletin on beşlileri, o koç yiğitleri 57. Alay’da destan yazdı. Cepheye gönderilen o kınalı kuzuların çoğu geri dönemedi. Ama geride, bu topraklara kazınmış bir özgürlük mücadelesi ve bir vatan bıraktı. Onlar geri dönmeyi hiç düşünmeden, bu inançla savaştılar.

Öyle ki savaşın ardından liseler mezun veremedi, okullar öğretmensiz kaldı. Ama o nesil, bizlerin geleceğini işgalci düşmanlara bırakmadı. Çok can verdik, çok evlat kaybettik; ama vatanımızı kaybetmedik, elhamdülillah.

O günün şartlarında cepheye giden yiğitlerin ayağında doğru dürüst ayakkabı, sırtında yeterli elbise, önünde bolluk içinde bir sofra yoktu. Çoğu zaman üzüm hoşafı, yarım ekmek ve buğday çorbası ile yetindiler; yoğun çatışma günlerinde ise günde iki öğünle hayatta kalma mücadelesi verdiler. Ama onların en büyük gücü; imanları ve vatan sevdalarıydı.

Dönemin asalakları, adına büyük güç denilen sırtlanlar; kendi çıkarları ve menfaatleri uğruna bu topraklara göz dikmiş, hem karadan hem denizden saldırıya geçmişti. (Bugün de size çok tanıdık gelmiyor mu? Adlarına refah getireceğiz diye onca insanı katleden caniler topluluğu…) Büyük umutlarla geldikleri Gelibolu’da, karşılarında imanla direnen bir millet buldular. Ayağında çarığı, sırtında yamalı elbisesi olan ama yüreği inanç dolu o yiğitler karşısında tutunamadılar ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Tarih o gün şu notu düştü: “Çanakkale geçilmez!”

Bu savaşta Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliği bir dönüm noktası oldu. Yine o destanın unutulmaz kahramanlarından Seyit Onbaşı, insanüstü bir güçle taşıdığı mermiyle savaşın seyrini değiştirdi.

Büyük şair Mehmet Âkif Ersoy bu destanı ne güzel anlatır:

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…
Bedr’in arslanları ancak bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim seni tarihe” desem, sığmazsın.
Her cürem ettiği edvâra yetmez o kitâb…
Seni ancak ebediyetler eder istîâb.

Gerçekten de o yiğitler, bir hilâl uğruna canlarını feda ettiler. Bedir’in aslanlarını andıran bir imanla savaştılar ve bizlere bu vatanı emanet ettiler.

Bugün ise bu destanı unutmamak ve unutturmamak bizim sorumluluğumuzdur. Geçmişte olduğu gibi bugün de dünyada güç dengeleri uğruna planlar kurulmakta, oyunlar oynanmaktadır. Bu yüzden Çanakkale ruhunu ve o fedakârlığı yeni nesillere doğru şekilde anlatmak zorundayız.

Zaman değişse de değişmeyen bir gerçek vardır: Bir milletin vatanı yoksa; ne özgürlüğü, ne onuru ne de geleceği olur.

Bu yüzden bu aziz millet; dili, dini, görüşü ne olursa olsun ayrılmaz bir bütündür. Çünkü söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.

Bu yurdun evlatları; ecdadına, bayrağına, başkomutanına ve aziz şehitlerine saygıyla büyüyecek, bu bilinçle yetişecektir.

Ve bizlere emanet ettiğiniz bu kutsal vatan; birliğini ve dirliğini ilelebet koruyacaktır.

Bizler sizlere minnettarız.

Unutulmasın ki; bu vatan bize miras değil, emanettir…
Ve biz biliyoruz ki bu emanet; uğruna can vermeye hazır olanlar oldukça değil, gerektiğinde o bedeli ödemeyi göze alanlar oldukça yaşayacaktır.

Çanakkale…
Yazdığın destan da, kazandığın zafer de kutlu olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —