Salih Altınışık
Siyasi arenada gerçekleşen her türlü fiziki ve sözlü saldırı, hangi siyasi görüşe yönelik olursa olsun, koşulsuz ve net bir biçimde kınanmalıdır. Bu ilke, demokratik bir toplumun temel taşıdır ve siyasi liderlere yönelik şiddetin hiçbir türü kabul edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e yönelik son saldırıyı en güçlü şekilde kınadığımız gibi, benzer olaylara karşı da aynı hassasiyeti göstermekteyiz.
Ancak, geçmişte Sayın Bekir Bozdağ ve Sayın Taner Yıldız'a yönelik saldırılarda Cumhuriyet Halk Partisi yetkililerinin sergilediği sessizlik ve hatta bazı durumlarda saldırganlara destek veren açıklamaları, bu tutarlılık ilkesiyle çelişmektedir. Bu durum, siyasi etik ve demokratik değerlere olan bağlılık konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.
Buradan hareketle, Cumhuriyet Halk Partisi yetkililerine şu soruları yöneltmek istiyorum:
- a) Siyasi şiddetin kınanmasındaki samimiyetiniz, sadece kendi partinize yönelik saldırılarla mı sınırlıdır?
- b) Demokrasiyi içselleştirme ve evrensel siyasi etik ilkelerine bağlılık, tüm siyasi aktörler için geçerli midir, yoksa sadece belirli durumlara özgü müdür?
- c) Siyasi rakiplerinize yönelik saldırılar karşısında sergilediğiniz tutum, toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durma ilkesiyle ne kadar bağdaşmaktadır?
- d) Hâlâ kendinizi milletin üzerinde mi görmeye devam ediyorsunuz?
Yorum Yazın





