Ankara doğumlu ve Hollanda’da yaşayan yazar Gülsemin Konca, artı5tv’ye konuştu. Yazarlık tutkusunu ve çıkardığı kitaplara ilişkin özel bilgiler paylaşan Konca, “İlk kitabınızı çıkarmayı nasıl karar verdiniz?” sorusunu “Kendiliğinden gelişti herşey. Kitap yazmam bir teklif olarak geldi bana. Ben olur mu, olmaz mı, yapabilir miyim derken şimdi beşinci kitabı tamamladım.” şeklinde yanıtladı.
Ankara’nın yetiştirdiği ve Hollanda’da kendi izini bırakan bir yazar olan Gülsemin Konca, artı5 tv’ye verdiği röportajda kaleminden süzülen duyguları ve yazma tutkusunu paylaştı. Anaokulu öğretmeni olarak görev yaparken kaleminden dökülenleri kağıda aktaran Konca, yaşamın derinliklerine ve insan ilişkilerine odaklanarak beş kitaba imza attı. İşte onun kendi ağzından yaşam serüveni ve kaleminin yolculuğu:
ANAOKULU ÖĞRETMENLİĞİNDEN YAZARLIĞA…
– Bize kendinizden bahseder misiniz? Gülsemin Konca kimdir?
Ben 6 Aralık 1973 tarihinde Ankara’da doğdum. 1993 yılından beri Hollanda’da yaşıyorum. Anaokulu öğretmeniyim. Birçok sivil toplum kuruluşunda gönüllü hizmetlerde bulundum. Hollanda Diyanet Vakfında 4 yıl komisyon üyesi ve bölge başkan yardımcısı olarak görev yaptım. 9 yıl kızlarımıza sohbet hocalığı yaptım. Hanımlara 3 yıl Kuran’ı Kerim dersi verdim. Birçok organizasyon, faaliyet ve gezi turları düzenledim. Dergi, gazete ve online sitelerde sayfam ve köşem var, düzenli yazıyorum.
YAZARLIK SERÜVENİ BÖYLE BAŞLADI
– Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?
Lise yıllarım kütüphanede geçti. Bu konuda şanslıydım çünkü hem Ankara Yenimahalle’de bulunan okulum zengin bir kütüphaneye sahipti hem de okulumun sokağında kütüphane vardı. Her okuduğum kitaptan notlar alırdım. Yorumlarımı, duygu ve düşüncelerimi yazardım. Sonrasında bunları sosyal medyada yapmaya başladım, yorum ve duygularımı paylaştım. Ciddi manada yazmaya köşe yazarlığı teklifi gelmesi ile birlikte 7 yıl önce başladım.
İŞTE KİTAPLARIN AYRINTILARI…
– Kaç kitabınız var ve konuları hakkında bilgi verir misiniz?
5 kitabım var.
İlk kitabım ‘Siyah Gelinlik’: Türkiye’den Avrupa’ya gelen gelin ve damatların dram hayatlarını yazdım. Kırktan fazla kişi ile röportaj yaptım. 23 kişinin hayatını kaleme aldım. Bu kitabım gerçek hayat hikayelerinden oluşuyor.
İkinci kitabım ‘Bu Çocuk Kime Çekmiş’: Bir eğitim kitabı ancak farklı bir üslup ve tarz kullanarak yazdım. ‘Nasıl kötü çocuk yetiştirilir?’ kitabımın konusu. Çocuk yetiştirirken yaptığımız hataları konular halinde anlattım. Çocuğumuzun olumsuz davranış ve karakterinin sebeplerinin bizlerin yanlış eğitimimizden kaynaklı olabileceğini yazdım. Bunları biraz iğneleyici bir dille anlattım. Hatalarımız üzerine yazılmış bir kitap.
Üçüncü kitabım ‘Cool Değil Kul Evlat’: Yine hatalarımızı konu alan bir kitap. İslamı yaşarken ve çocuklarımıza anlatırken yapmış olduğumuz yanlışları, örnekleri ve araştırma yazıları ile birlikte kitaba aktardım. Çocuklarımızın islâm dininden uzaklaşmasında bizlerin etkisi nedir, anlatmaya çalıştım.
Dördüncü kitabım ‘Kendimle Hasbihal’: Bu kitabımda bir hayat muhasebesi yaptım. Hayatımı temize çektim. Kendime itiraf edemediğim duygularımla yüzleştim. Ben kendimi yazdım, okuyucu ise kendisini okuyacak.
Beşinci kitabım ‘Yaşamıy Ölmemek Sanmışım’: Bu kitap daha çok yeni… ‘Yaşamayı Ölmemek Sanmışım’ kitabımda her ne zorluk yaşarsak yaşayalım yalnız olmadığımızı satırlara döktüm. Şah damarından daha yakın bir Rabbimiz olduğunu önce kendi nefsime hatırlattım. İmtihandayız, duamız gücümüz. Yaşamak için nefes almak yetmiyor. Bize hediye edilen bu ömrün hakkını veriyor muyuz?
“KENDİLİĞİNDEN GELİŞTİ HERŞEY”
– İlk kitabınızı çıkarmayı nasıl karar verdiniz?
Kendiliğinden gelişti herşey. Kitap yazmam bir teklif olarak geldi bana. Ben olur mu, olmaz mı, yapabilir miyim derken şimdi beşinci kitabı tamamladım.
“YAZARLIK SİZİ ZENGİN YAPMAZ”
– Kitap yazmaya başladığınızda maddi kaygı taşıdınız mı?
İlk kitabımı yazarken bir yazar arkadaşım şöyle demişti: “Şayet maddi kazanç beklentisi ile yazarlığa adım atacaksan, hemen bırak. Hayal kırıklığı yaşarsın.” Hiç maddi kaygım olmadı ve arkadaşım evet haklıymış 🙂 Yazarlık, çok meşhur bir isim değilseniz sizi zengin yapmaz.
“ZİHNİM DAHA AÇIK VE KENDİMİ DİNÇ HİSSEDİYORUM”
– Yazılarınızı hep aynı yerde, hep aynı saatte mi yazarsınız?
Tanıdığım çoğu yazar arkadaşım gece yazmayı tercih ettiklerini söylüyorlar. Ben ise çoğunlukla sabahları yazıyorum. Zihnim daha açık ve kendimi dinç hissediyorum.
“TEK ÖZEL İSTEĞİM…”
– Yazma ritüeliniz varmı?
Tek ritüelim ve lüksüm sessizlik, minimum ses. Ne müzik, ne mekân, ne eşya. Tek özel isteğim sessiz bir ortam.
“YAZMAK; BENİM İÇİN…”
– Niçin yazıyorsunuz?
Bu soru neden nefes alıyorsunuz ile eş değer. Yazmak; benim için yaşam demek.
“KALBİM VE BEYNİM ARASINA KURDUĞUM BİR KÖPRÜ”
– Kimsenin okumayacağını bilseniz yine de yazar mısınız?
Yazmak; kendime yaptığım bir yolculuk, kalbim ve beynim arasına kurduğum bir köprü. Yani her halükarda yazarım, yazmak zorundayım, en başta kendim için.
“BENİ ETKİLEYEN YORUMLAR HİÇ AKLIMDAN ÇIKMIYOR”
– Şu ana kadar aldığınız en akılda kalıcı, sizi duygulandıran yorum nedir?
Ben geri dönüşlere çok değer veriyorum. Kendimi geliştirmem için, eksiklerimin yanlışlarımın farkına varmam için her yorumu önemsiyorum. Kitabımı imzaladığım herkesten yorum yapmalarını istiyorum. Okuduktan sonra bana ulaşabilecekleri iletişim bilgilerimi veriyorum. İstisnasız tüm yorumları, görüşleri dikkate alıyorum. Beni etkileyen çok yorumlar oldu ama özellikle bir tanesi hiç aklımdan çıkmıyor.
Birgün messenger üzerinden bir mesaj aldım. Benim aylar önce bir dergide yazmış olduğum makalemi okumuş birisi tarafından gönderilmişti. Hayatının en kötü döneminde, intihara karar verdiğinde denk gelmiş. Ne şekilde intihar etsem diye düşünürken yazımı okumuş ve intihar fikrinden vazgeçmiş. ‘Size bir hayat borçluyum’ başlıklı bu mesaj beni çok duygulandırmıştı. O zamana dek kendi kendime bir şeyler yazıyorum diye düşünüyordum. Birinin hayatına dokunduğumu öğrendiğim o andan itibaren yazılarıma daha çok asıldım, daha çok ciddiye aldım.
– Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz ve sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz. Yazarlık hayatınızda başarılar dileriz.
Bende teşekkür ederim bu güzel röportaj için. Okurlarımıza sevgilerimle.