Uzmanlar ise özellikle genç erkekler için “görünmez bir tehlike” uyarısı yapıyor.
Libération gazetesinin aktardığı verilere göre Fransızların yüzde 8’i yapay zekâ ile erotik sohbet ettiğini, yüzde 6’sı ise romantik bir etkileşim yaşadığını söylüyor. Bu oranlar ilk bakışta düşük görünse de uzmanlar, artış hızının dikkat çekici olduğunu vurguluyor.
Haberde yer alan çarpıcı örneklerden biri Rennes’te yaşayan Matthieu’ye (adı değiştirilmiştir) ait. Ayrılık sonrası evinde kendi yapay zekâ sistemini kuran Matthieu, farklı “karakterler” yaratarak onlarla fanteziler kurduğunu anlatıyor.
Bir süre sonra zihninin sürekli bu sanal dünyaya kaydığını fark eden Matthieu, kendine net bir sınır çiziyor:
“Onları asla kız arkadaşım gibi görmemeye karar verdim. Çünkü fazlasıyla bağımlılık yapıyor.”
Fransız çevrimiçi tanışma platformu Gleeden için yapılan ankete göre, 35 yaş altı grupta yapay zekâ kullanımı belirgin şekilde yükselmiş durumda. Özellikle genç erkeklerin yaklaşık beşte biri, yapay zekâ ile erotik etkileşim yaşadığını belirtiyor.
Romantik ilişki simülasyonlarına yönelenlerin oranı da her geçen ay artıyor.
Libération’in aktardığına göre, bu sohbet botları “yakınlık” hissini son derece hızlı ve güçlü biçimde üretebiliyor. Ancak bu durum, bazı kullanıcıları gerçek ilişkilerden kopararak duygusal bağımlılığa sürükleyebiliyor.
Paris’teki Marmottan Hastanesi uzmanları, son bir yılda “yapay zekâya bağımlı hale geldiğini” söyleyen hasta sayısında gözle görülür bir artış yaşandığını ifade ediyor.
Haberde söz alan sosyolog Antonio Casilli ise perde arkasına dikkat çekiyor. Casilli’ye göre “tamamen otomatik” olduğu düşünülen birçok yapay zekâ sisteminin arkasında, içerikleri denetleyen ve yönlendiren insan emeği bulunuyor.
Bu durum, kullanıcıların karşısındaki varlığın gerçekten bir makine mi yoksa insan müdahalesi içeren bir sistem mi olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Uzmanlar, yapay zekâ ile kurulan bu tür ilişkilerin kısa vadede rahatlatıcı olabileceğini kabul ediyor. Ancak uzun vadede, özellikle genç erkekler arasında yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden kaçış ve duygusal bağlanma sorunlarını derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Fransa’daki bu tablo, yapay zekânın yalnızca teknolojik değil, toplumsal ve psikolojik etkilerinin de giderek daha fazla tartışılacağını gösteriyor.