Onun mücadelesi kürsülerle sınırlı kalmadı; kalplere dokundu, zihinleri uyandırdı. Ancak bu ilim ve irfan yolculuğu, geride hâlâ cevaplanmayı bekleyen sorularla dolu bir veda ile son buldu.
Mahmut Esad Coşan, modern dünyanın savurduğu değer krizine karşı, Kur’an ve sünnet merkezli bir diriliş çağrısı yaptı. Üniversite kürsülerinde ilmî çalışmalara imza atarken, sohbet halkalarında gönülleri ihya etti.
Tasavvufu hayattan kopuk bir ritüel olarak değil; ahlak, sorumluluk ve bilinç olarak yorumladı. Gençlere “makam değil, istikamet” öğütledi. Bu duruşu, onu sevenleri kadar rahatsız olanları da çoğalttı.
Coşan Hoca, hiçbir zaman güce yaslanmadı. Devletle mesafesini koruduğu gibi, dini kendi çıkarları için kullanan yapılara karşı da net bir tavır aldı.
Özellikle 1990’lı yıllarda, dini cemaat görünümlü fakat kapalı devre, hiyerarşik ve itaat merkezli yapıların İslam’a zarar verdiğini açıkça dile getirdi. Bu sözler, bugün FETÖ olarak bilinen yapının yükselişte olduğu yıllarda sarf edilmişti.
Mahmut Esad Coşan’ın vaaz ve sohbetlerinde en çok üzerinde durduğu konulardan biri, dinin istismar edilmesiydi.
İman üzerinden güç devşiren, biat kültürünü iman ölçüsünün önüne koyan yapılara karşı sert uyarılarda bulundu. “Şahsiyetini teslim eden, imanını da tehlikeye atar” sözü, onun bu konudaki bakışını özetliyordu.
4 Şubat 2001…
Avustralya’da geçirdiği şüpheli bir trafik kazası sonucu Mahmut Esad Coşan ve damadı hayatını kaybetti. Olay, resmi kayıtlara “kaza” olarak geçti. Ancak aradan geçen yıllara rağmen zihinlerdeki soru işaretleri hiç silinmedi.
Kaza şartları, zamanlama ve öncesinde aldığı tehditlere dair iddialar, bu ölümün sıradan bir trafik kazası olup olmadığı sorusunu gündemde tuttu.
Bugün, FETÖ’nün devletin kılcal damarlarına nasıl sızdığı, kimleri hedef aldığı ve kimleri susturduğu daha net görülüyor.
Bu yapı ile fikri ve ahlaki olarak açık bir mücadele yürüten isimlerden biri olan Coşan Hoca’nın ölümü, bu nedenle yeniden tartışılıyor.
Herhangi bir kesin yargı bulunmamakla birlikte, birçok araştırmacı ve yazar, bu ölümün derinlemesine incelenmesi gerektiğini savunuyor.
Mahmut Esad Coşan, ardında yalnızca kitaplar değil; ilmiyle yoğrulmuş binlerce talebe, ahlakla örülmüş bir duruş ve tavizsiz bir çizgi bıraktı.
Bugün onun adı anıldığında; samimiyet, ilim, cesaret ve istikrar birlikte hatırlanıyor. Susturulmak istenen hakikatlerin sesi olmaya devam ediyor.
Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan; 1938 yılında dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde akademisyenlik yaptı. Tasavvuf, İslam ahlakı ve hadis alanlarında önemli çalışmalara imza attı. İskenderpaşa Dergâhı’nın önde gelen isimlerinden biri oldu. Binlerce öğrenci ve takipçi yetiştirdi. 4 Şubat 2001’de Avustralya’da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Mahmut Esad Coşan, makamların değil, hakikatin peşinden giden bir alimdi. Vefatı hâlâ tartışılıyor olabilir; ancak bıraktığı iz, zamanın tozunu çoktan aşmış durumda.