ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’da Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonel söylemi ve hamleleri Avrupa’da beklenen sert tepkileri doğurmadı. Ne meydan okuyan yüksek sesli deklarasyonlar duyuldu ne de Washington’a açık bir destek geldi. Ancak bu sessizlik bir ilgisizlik değil, aksine Avrupa başkentlerinde derin bir huzursuzluğun işareti olarak okunuyor. Almanya Tulip Forum Düşünce Kuruluşu Sözcüsü Salih Altınışık, Trump’ın Venezuela hamlesinin Avrupa’daki yansımalarını ARTI5TV’ye değerlendirdi.
Gürültü Yok Ama Derin Bir Alarm Var!
TÜRKİNFORM’a özel değerlendirmelerde bulunan TULİP Forum Sözcüsü Salih Altınışık, “Avrupa’nın sessizliği yanlış yorumlanmamalı. Çünkü mesele yalnızca Venezuela değil, Atlantik ötesi düzenin geleceğiyle ilgili. Trump’ın Maduro’ya dönük dili ve hamleleri Avrupa’da bir çözüm arayışı olarak değil, ciddi bir risk alarmı olarak algılandı. Avrupa başkentleri kamuoyu önünde sert çıkışlar yapmasa da, bu süreci dikkatle izleyip not aldı.” dedi.
Avrupa'nın Kırmızı Çizgisi: Önce Hukuk
Trump’ın yaklaşımı Avrupa için tanıdık bir refleksi hatırlattığına dikkat çeken Salih Altınışık, sözlerini şöyle sürdürdü:
Trump yönetimi için ‘önce güç, sonra hukuk’ oysa Avrupa Birliği’nin yerleşik anlayışı bunun tam tersine dayanıyor. Özellikle Latin Amerika gibi sömürge geçmişi güçlü bir coğrafyada rejim değiştirme çağrışımı yapan adımlar, Avrupa açısından ciddi riskler barındırıyor. Bu nedenle Avrupa’dan gelen tepkiler sertlikten uzak, daha çok hukuk, egemenlik ve diyalog vurgusu taşıdı. Trump’ın dili Avrupa kulislerinde çözüm değil, kriz ihtimali olarak değerlendirildi.”
Rahatsızlık Maduro'dan Çok Trump'ın Yönetimine
Altınışık’a göre Avrupa’nın temel rahatsızlığı Nicolas Maduro’dan ziyade Donald Trump’ın izlediği yöntemlerden kaynaklanıyor. Maduro, Brüksel için zaten uzun süredir sorunlu bir aktör olarak görülüyor. Ancak Trump’ın çok taraflılık anlayışını devre dışı bırakan hamleleri, Avrupa’nın savunduğu uluslararası düzeni doğrudan zorluyor. Bu durum Avrupa’yı ikilemde bırakıyor: Bir yanda demokrasi ve meşruiyet söylemi, diğer yanda ise “aynı yöntemlerin yarın başka ülkelere uygulanabileceği” endişesi.
AB İçinde Sessiz Ayrışma
Venezuela merkezli yaşananların dünyayı genel manada endişeye sevkettiğine işaret eden Salih Altınışık, “Trump’ın Venezuela hamlesi, Avrupa Birliği içindeki yaklaşım farklarını da görünür hale getirdi. Almanya daha temkinli ve hukuk merkezli bir çizgide dururken, Fransa diplomatik manevra alanını açık tutmayı tercih etti. İspanya ise Latin Amerika ile olan tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle sert müdahalelerin geri tepeceği uyarısında bulundu. Avrupa’da ortak bir karşı çıkış ortaya çıkmadı ancak ortak bir mesafe koyma tutumu dikkat çekiyor.” diye konuştu.
ABD’siz Dış Politika Tartışması Yeniden Gündemde
Salih Altınışık’a göre Trump’ın Maduro üzerinden yürüttüğü politika, Avrupa’ya ABD’siz bir dış politika ihtiyacını bir kez daha hatırlattı. Brüksel kulislerinde yüksek sesle dile getirilmese de “bugün Caracas, yarın başka bir başkent olabilir” düşüncesi giderek güçleniyor. Bu nedenle Avrupa, açık bir çatışma yerine beklemeyi, zamanı ve dengeleri kollamayı tercih etti.
Sessizlik Zayıflık Değil, Strateji
“Avrupa’nın tepkisi manşetlere yansımadı” diyen TULİP Forum Sözcüsü Salih Altınışık, sözlerini şöyle tamamladı: “Ancak satır aralarında güçlü mesajlar verdi. Bu sessizlik bir geri çekilme değil, eski kıtanın kısa vadeli güç siyasetindense uzun hafızasına yaslanan stratejik bir duruşu olarak değerlendiriliyor. Avrupa Trump’ın Maduro üzerinden kurduğu dili alkışlamadı; not aldı. Ve Avrupa’da not alanların, zamanı geldiğinde hamle yapmayı bilen aktörler olduğu vurgulanıyor.”
Kaynak: www.arti5tv.com / ÖZEL HABER