Dehşetin Yüzü (The Nun) ve Gangs of London ile adından söz ettiren yönetmen, yeni filmi “Ölümün Sesi” (Whistle) ile korku sınırlarını zorlamaya hazırlanıyor.
Hardy, filmi SFX Magazine’e anlatırken senaryoda yer alan bir ölüm sahnesinin kendisini bile sarstığını itiraf etti. Senarist Owen Egerton imzalı sahneyi ilk kez okuduğunda duraksadığını belirten yönetmen, “Gördüklerime inanamadım. Emin olmak için sahneyi tekrar okumak zorunda kaldım. Bugüne kadar izlediğim hiçbir şeye benzemiyor” sözleriyle beklentiyi zirveye taşıdı.
Film, antik bir Aztek ölüm düdüğünü bulan bir grup lise öğrencisinin korkunç deneyimini konu alıyor. Ancak bu kez klasik bir “ruh çağırma” hikâyesi yok. Düdük çalındığında, kişinin gelecekteki ölümü bugüne taşınıyor.
Eğer kaderinde yıllar sonra bir yangında ölmek varsa, düdükten sonra yanmış bir ceset tarafından adım adım takip edilmeye başlanıyor.
Hardy’ye göre “Ölümün Sesi”, doğaüstü korkudan çok daha fazlasını sunuyor. Film, kaçınılmaz son fikrini bedenleşmiş bir tehdide dönüştürüyor. Yönetmen, bu yapımı “Halka (The Ring) ile The Breakfast Club’ın karanlık bir birleşimi” olarak tanımlarken, Elm Sokağında Kabus ve The Lost Boys gibi 80’ler korku klasiklerinden ilham aldığını da saklamıyor.
Filmin oyuncu kadrosu da en az hikâyesi kadar dikkat çekici.
Korku sinemasına yeni bir mitoloji kazandırması beklenen “Ölümün Sesi (Whistle)”,
6 Şubat 2026 tarihinde sinemalarda izleyiciyle buluşacak.