Şam yönetiminin YPG/SDG’ye tanıdığı süre yarın doluyor. Gözler, örgütün silah bırakma ve entegrasyon şartlarına uyup uymayacağına çevrilmiş durumda. Sahada ise hazırlıklar hız kesmeden sürüyor.
Suriye yönetimi, YPG’nin silahlı yapısını tasfiye ederek orduya entegre olmasını “olmazsa olmaz” şart olarak masaya koydu. Bu şartların kabul edilmemesi halinde, Suriye ordusunun askeri operasyonlara kaldığı yerden devam edeceği açıkça ifade ediliyor. Ateşkes süresi boyunca kontrol altına alınan bölgelerde mayın temizleme ve kapsamlı arama-tarama faaliyetleri yürütülüyor.
Çatışmaların sivil bilançosu ise her geçen gün ağırlaşıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verilerine göre, 18 Ocak’tan bu yana Rakka’da aralarında çocukların da bulunduğu en az 22 sivil YPG unsurlarının saldırılarında yaşamını yitirdi. Bölgedeki insani tablo, ateşkesin geleceğine dair endişeleri daha da artırıyor.
Ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağı belirsizliğini korurken, diplomasi trafiği hız kazandı. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG elebaşı Mazlum Abdi ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Barrack, ABD’nin 18 Ocak’ta imzalanan ateşkese ve bu kapsamda öngörülen entegrasyon sürecine güçlü destek verdiğini açıkladı.
Barrack ayrıca, kalıcı istikrarın ancak entegrasyonun hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını vurgulayarak, güven artırıcı adımların atılması için ateşkesin eksiksiz şekilde sürdürülmesinin hayati önemde olduğunu dile getirdi.
Bölgede daha önce imzalanan birinci ve ikinci mutabakatların başarısızlıkla sonuçlanması ve çatışmaların yeniden başlaması, üçüncü anlaşmayı daha da kritik hale getirdi. Şimdi herkes aynı soruya odaklandı:
YPG geri adım mı atacak, yoksa Suriye’de yeni bir çatışma dalgası mı başlayacak?
Yarın dolacak süre, sadece ateşkesin değil, Suriye’deki güç dengelerinin de kaderini belirleyecek.