Dijital çağın en sert tartışmalarından biri artık kapıda değil; yürürlükte. Avustralya’da 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklayan yasa 10 Aralık 2025 itibarıyla resmen uygulamaya girdi. Karar yalnızca ülke içinde değil, Avrupa’dan Türkiye’ye kadar geniş bir coğrafyada yankı uyandırdı.
Etik ve toplumsal değerler alanında çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Esra Akın, tartışmalara noktayı koyan bir çıkış yaptı:
“Bu bir özgürlük meselesi değil. Çocukları koruma meselesi. Bu kadar özgürlükçü ülke aynı anda yanılıyor olamaz.”
Yasa yürürlüğe girer girmez teknoloji devleri de harekete geçti. Meta, Avustralya’da 16 yaş altına ait olduğu belirlenen 550 bin hesabı kapattığını duyurdu.
Uzmanlara göre bu adım, yalnızca bir başlangıç. Çünkü mesele sadece yaş değil; güvenlik, psikoloji ve çocukların geleceği.
Prof. Dr. Esra Akın, sosyal medya kısıtlamalarının “yasakçı bir zihniyet” olarak okunmasının yanlış olduğunu savunuyor.
“Pedofili riski, sanal kumar tuzakları, dikkat dağınıklığı ve bağımlılık… Çocuklar görünmez bir dijital mayın tarlasında yürüyor. Buna ‘özgürlük’ demek gerçekliği inkâr etmektir,” diyen Akın, birçok ülkenin benzer düzenlemeleri masaya yatırmasının tesadüf olmadığını vurguluyor.
Fransa, İngiltere ve Belçika gibi bireysel özgürlüklerin sembolü sayılan ülkelerde bile yaş sınırı tartışmalarının hız kazanması, uzmanlara göre küresel bir alarmın işareti.
Akın’ın en çarpıcı uyarısı ise ailelere yönelik:
“Artık bir çocuk telefonu tutabiliyorsa, internete de erişebiliyor. 6-7 yaşındaki bir çocuğun tek başına sosyal medya hesabı yönetmesi ürkütücü bir tablo.”
Uzmanlar, erken yaşta maruz kalınan içeriklerin çocukların psikolojik gelişimini, dikkat süresini ve sosyal becerilerini kalıcı biçimde etkileyebileceği konusunda hemfikir.
Avustralya’nın kararı, Türkiye’de de benzer bir düzenlemenin tartışılabileceği yönünde yorumlara yol açtı.
Prof. Dr. Esra Akın, “Dünyanın birçok ülkesi çocuklarını korumak için adım atarken Türkiye’nin bu konuyu gündemine alması son derece doğal” diyerek çağrıda bulundu.
Sosyal medya devlerinin büyüme hızına karşı devletlerin denetim refleksi güçleniyor. Uzmanlara göre yeni dönemin anahtar kelimesi “sınırsız erişim” değil, “kontrollü koruma”.
Ve görünen o ki tartışma daha yeni başlıyor.
Çünkü soru artık şu:
Çocukları dijital dünyanın insafına mı bırakacağız, yoksa bir sınır mı çizeceğiz?