Enstitünün erken uyarı çalışmalarına 1998 yılında başladığını hatırlatan Prof. Dr. Özel, 2001’de Bakanlar Kurulu kararıyla Marmara Bölgesi’nde:
10 istasyonlu Erken Uyarı Sistemi,
110 istasyonlu Hızlı Hasar Tespiti Sistemi
kurulduğunu belirtti. 2012’de Valilik tarafından sistemin yenilendiğini söyleyen Özel, gelinen noktada veri iletim altyapısının da modernize edildiğini aktardı.
Sismik verilerin artık çok daha hızlı işlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Özel şöyle konuştu:
“Yeni yazılımlar ve hızlı iletişim sistemleri sayesinde hem hızlı hem de doğru bilgi elde ediyoruz. Yanlış alarmın olmadığı bir sistemi test ediyoruz. Amacımız güven aralığı oluşturmak ve tolerans değerlerimizi netleştirmek.”
Özel, erken uyarının yalnızca vatandaşlara uyarı vermekle sınırlı olmadığını, kritik kurumlar ve altyapılar için mühendislik parametreleriyle uyumlu bir şekilde kalibre edilmesi gerektiğini ifade etti.
2 Ekim’de Marmaraereğlisi açıklarında meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem hakkında bilgi veren Özel, sistemin bu depremde 8.4 saniyelik bir erken uyarı süresi sunduğunu açıkladı.
Bu sürenin, acil durum mekanizmalarının otomatik olarak devreye girmesi açısından kritik olduğunu belirten Özel, uyarı sayesinde:
gaz akışlarının kesilebileceğini,
otomatik vanaların kapanabileceğini,
Marmaray, Avrasya Tüneli ve metro hatlarının durdurulabileceğini söyledi. Böylece deprem sonrası oluşabilecek yangın gibi ikinci afetlerin önüne geçilebileceğini vurguladı.
Erken uyarı sinyallerinin kullanıcılara iletilmesi amacıyla iOS tabanlı bir mobil uygulama geliştirdiklerini belirten Özel, uygulamanın adının “Kandilli Uyarı” olduğunu ve şu anda yaklaşık 2.500 cihazda test edildiğini söyledi.
Sistemin şimdiye kadar hiç yanlış alarm vermediğini belirten Özel:
Depremin şiddetinin de uygulama tarafından değerlendirilip kullanıcılara iletildiğini,
Kullanıcılardan geri bildirim alındığını,
En hızlı ve en doğru bilgi verecek algoritmaların denendiğini ifade etti.
Prof. Dr. Özel, Marmara Denizi’nden gerçek zamanlı veri aktaracak teknolojinin önemine vurgu yaptı:
“Deniz altından veri getirmek hızla gelişen bir teknoloji. Bu altyapının kurulması, uyarı süresini daha da kısaltacak.”
Yeni istasyonların kurulmasının ve mevcut sismik ağın modernize edilmesinin öncelikli hedefler arasında olduğunu ifade eden Özel, sistemin ülke genelinde tamamen işler hale getirilmesinin planlandığını söyledi.
Kandilli Rasathanesi, hem teknolojik ekipmanı hem de yazılımsal altyapıyı yenileyerek Türkiye’nin deprem erken uyarı kapasitesini artırmayı amaçlıyor. Prof. Dr. Özel, sistemin sadece hızlı değil, aynı zamanda güvenilir ve mühendislik ihtiyaçlarına uygun biçimde kalibre edilmesinin temel hedef olduğunu vurguladı.