7 Ocak – 6 Şubat 2026 tarihleri arasında Cihangir Ark Kültür’de sanatseverlerle buluşan sergi, ışığın en kırılgan, en sessiz hallerini gözler önüne seriyor. Arkas, bu kez büyük manzaraları bir kenara bırakıp, gözden kaçan ama derin duygular barındıran anları resmediyor.
“Işığın Aralığı”, izleyiciyi gösterişli sahnelerden uzaklaştırıyor. Bir duvara düşen yansıma, suda titreyen ışık kırıkları veya dar bir sokakta kaybolan gölge; Arkas’ın fırçasında sessiz bir anlatıya dönüşüyor. Resimler, hızla bakılan bir görüntü değil, durup içine girilmesi gereken bir deneyim sunuyor.
Sergide doğa ve kent iç içe geçiyor. Havuzlar, göller ve cam yüzeyler; ışığın kırıldığı, çoğaldığı büyülü alanlara dönüşüyor. Kent sahnelerinde vitrin camları, sokaklar ve iç mekânlar iç içe geçiyor; insanlar, mimari ve yansımalar tek bir düzlemde birleşiyor. Ortaya çıkan atmosfer, sessiz ama yoğun bir şehir hafızası hissi yaratıyor.

Arkas’ın figürleri hikâye anlatmıyor, “orada olma hâli” taşıyor. Oturan, duran veya kendi içine kapanan bedenler; zeytin ağaçları, budanmış dallar ve bitki formlarıyla sessiz bir uyum içinde buluşuyor. Duygu dramatize edilmiyor, aksine yalın ve çarpıcı bir şekilde görünür kılınıyor.

Sergide renk ve desen, anlatının önüne geçiyor. Bitki dokuları, kumaşlar, taş duvarlar ve yansımalar; yüzeyde güçlü bir ritim oluşturuyor. Arkas’ın bu yaklaşımı, Pierre Bonnard ve Édouard Vuillard gibi post-empresyonist ustaların etkisini çağrıştırıyor ve izleyiciyi adeta bir görsel dansa davet ediyor.
Desen ve kâğıt çalışmalar, Arkas’ın çizgiyle kurduğu özel bağı ortaya koyuyor. Mimari cepheler, iç mekânlar ve sokaklar; yerinde yapılan çizimlerden yola çıkarak tamamlanıyor. Çizgi burada eskiz değil, resmin hafızasını taşıyan tamamlanmış bir düşünceye dönüşüyor.
“Işığın Aralığı”, sadece resim görmek değil, görmenin kendisini sorgulamak isteyenler için bir deneyim sunuyor. Sergi, ışığın dünya ile temas ettiği kısa ve sessiz anı merkezine alıyor; izleyiciyi acele etmeden bakmaya, durup o anı hissetmeye davet ediyor. Claire Arkas’ın sergisi, yüksek sesle konuşmayan ama etkisi uzun süre süren bir görsel şölene dönüşüyor.