ABD ve İsrail'in 9 gündür aralıksız sürdürdüğü "Taş Devri" operasyonu İran'ı en hassas noktasından vurdu. Terör ülkesi İsrail savaş uçaklarının Tahran'ın kalbine düzenlediği nokta atışı operasyonda can veren Ali Hamaney'in yerine, saatler önce toplanan gizli oturumda oğlu Mücteba Hamaney geçti. Bu atama, Ortadoğu'da yeni ve kanlı bir dönemin kapılarını aralarken, Tahran'da "dini liderlik" artık resmen bir hanedanlığa dönüştü.
Beyaz Saray'da öfke patlaması yaşanıyor. Daha birkaç gün önce "Mücteba Hamaney'in liderliği kabul edilemez" diyerek kırmızı çizgi çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın meydan okumasına sert tepki gösterdi. Trump'ın, "İran'ı vurmak için düğmeye bastığı" iddia edilirken, ABD basını, Başkan'ın "Onlar hanedanlık kurmaya kalkarsa, biz de cehenneme çeviririz" talimatı verdiğini duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Hamaney'in oğlunun seçilmesi, savaşı yeni bir safhaya taşımıştır" denildi.
Yeni lider Mücteba Hamaney, daha makam koltuğuna oturur oturmaz ordunun tam desteğini arkasına aldı. Devrim Muhafızları yayımladığı kanlı bildiride, "Canımızı feda etmeye hazırız" diyerek bağlılık yemini ederken, ılımlı kanadın temsilcisi Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ise tamamen devre dışı kaldığı görülüyor. Analistler, "Pezeşkiyan'ın özür diliyormuş gibi yaptığı konuşmalar, şimdi Mücteba'nın gölgesinde kaldı. Artık dümen sıkı sıkıya Hamaney'in elinde" yorumunu yapıyor.
Çatışmalar kıyasıya devam ediyor. İran resmi medyası, Tahran'ın güneyindeki stratejik bir petrol deposunun isabet aldığını duyururken, İran Devrim Muhafızları misillemeyi anında yaptı. Yapılan açıklamada, İsrail'in Hayfa kentindeki büyük bir rafinerinin tam isabetle vurulduğu ve bölgede yangınların gökyüzünü kızıla boyadığı bildirildi.
Savaşın gölgesi Türkiye'nin üzerine de düştü. İran’dan fırlatılan ve rotasından saparak Türk hava sahasına giren füze, Ankara'da alarm zillerini çaldırdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün akşam saatlerinde yaptığı basın toplantısında tarihi bir uyarıda bulundu: "Bu füze yolunu kaybettiyse tamam; ama devamı gelecekse, İranlı kardeşlerimize sesleniyorum: Kimse bu maceraya atılmasın!" Fidan'ın bu sözleri, Türkiye'nin savaşa sürüklenme riskinin ne kadar yakın olduğunu gözler önüne serdi.
İsrail sadece İran'la yetinmiyor. Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyi, İsrail savaş uçakları tarafından ağır bombardımana tutuldu. Şiddetli patlamaların yaşandığı bölgeden yükselen dumanlar kilometrelerce uzaktan görülürken, can kaybının her geçen saat arttığı bildiriliyor. Yetkililer, İsrail saldırılarında bugüne kadar Lübnan'da 300'den fazla masum sivillin hayatını kaybettiğini açıkladı.
İran'dan gelen ılımlı açıklamalara rağmen sahadaki ateş durmuyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın "komşulardan özür dileriz, saldırmazsak vurmayız" açıklamasının üzerinden saatler geçmeden, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn'deki ABD üsleri İran füzelerinin hedefi oldu. Bölgede peş peşe patlamalar yaşanırken, ABD kaynakları hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
ABD Başkanı Trump, savaşın taraflarını belirleyen bir açıklama daha yaptı. İranlı Kürt grupların savaşa dahil olacağı yönündeki iddialara net bir dille "Dur!" dedi. Trump, "Kürtlerle dostuz ama bu ateşi daha da karmaşık hale getirmek istemiyoruz. Onların savaşa girmesini istemiyorum" ifadelerini kullanarak, Kuzey'den gelebilecek yeni bir cepheyi şimdilik kapattı.