ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hain harekâtın ilk saatlerinde Güney İran'da bir kız ilkokulu yerle bir oldu. 175 çocuk ve sivil katledilirken, ABD Başkanı Donald Trump utanmaz bir propagandaya imza atarak katliamı İran'ın üzerine yıkmaya çalıştı. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise basın mensuplarının ateş altındaki soruları karşısında adeta panik atak geçirerek "araştırıyoruz" kıvırmacalarına sığındı.
ABD ve İsrail ortak yapımı savaş makinesi, Güney İran'da bir kız ilkokulunu hedef alarak insanlık tarihine kara bir leke daha ekledi. Bombaların gölgesinde hayatını kaybeden 175 masumun hesabı sorulurken, Beyaz Saray'dan gelen açıklamalar dünyanın vicdanında infial yarattı. Uluslararası hukuka göre açık bir savaş suçu teşkil eden saldırı, dünya kamuoyunda büyük tepki toplarken, Washington'dan gelen ilk açıklamalar skandal bir propaganda girişimini ortaya çıkardı.
Olayın hemen ardından kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, bir muhabirin kendisine yönelttiği "ABD savaşın ilk gününde Güney İran'daki bir kız ilkokulunu bombalayıp 175 kişiyi öldürdü mü?" sorusuna adeta tiyatral bir yanıt verdi.
"Gördüklerime göre bunu İran yaptı!" diyerek söze başlayan Trump, "İran Devrim Muhafızları'nın füze ateşleme konusunda çok yetersiz olduğunu biliyoruz; muhtemelen yanlışlıkla kendi okullarını vurdular." ifadelerini kullandı. Başkan Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun füze ateşleme konusunda son derece yetersiz olduğunu ve bu nedenle ilkokulu vuran füzenin yanlışlıkla İran tarafından ateşlenmiş olabileceğini öne sürerek, katliamın sorumluluğunu tamamen Tahran yönetimine yüklemeye çalıştı. Bu skandal savunma, uluslararası kamuoyunda "savaş suçlularının çırpınışı" olarak yorumlandı.
Trump'ın bu kendinden emin yalanının hemen ardından basın mensuplarının oklarına hedef olan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise tam bir fiyasko yaşadı. Bir yandan Trump'ın tezini savunmaya çalışırken bir yandan da soruların altında ezilen Hegseth, muhabirlerin baskısı karşısında adeta panikledi.
"Net bir bilgi yok. Konuyu hala araştırıyoruz" demek zorunda kalan Hegseth'in bu ifadeleri, Trump'ın kesin dille "İran yaptı" açıklamasıyla tam bir çelişki oluşturdu. Başkan'ın "kesinlikle İran yaptı" dediği olayda, Savunma Bakanı'nın "net bilgi yok" itirafı, Washington'daki çarpık iletişim ağını ve yalan makinesinin işleyişini gözler önüne serdi. Hegseth'in kameralar karşısındaki bocalaması, ABD yönetiminin içine düştüğü çaresizliğin canlı yayındaki göstergesi oldu.
Ortaya çıkan uydu görüntüleri ve uluslararası uzmanların analizleri ise Trump'ın yalanlarını paramparça etti. Saldırının, bölgedeki tek hava operasyonunu düzenleyen ABD savaş uçakları tarafından gerçekleştirildiği kesinleşti. Uzmanlar, okulun enkazındaki patoloji bulgularının İran füzeleriyle hiçbir ilgisi olmadığını ve bunun doğrudan bir ABD hava saldırısı olduğunu duyurdu. Uydu görüntüleri ve uzman analizleri saldırının ABD hava operasyonlarından kaynaklandığını açıkça gösterirken, Trump'ın açıklamaları uluslararası medyada "yalan" ve "propaganda" olarak nitelendirildi.
Bu skandal anlar sosyal medyada anında tepki çekti. Söz konusu görüntüler platformlarda hızla yayılırken, kullanıcılar Trump'ın profesyonel yalan makinesi performansını "usta yalancı" olarak nitelerken, Hegseth'in kameralar karşısındaki ezik ve panik halini "çırak yalancı" benzetmesiyle tiye aldı. #SavaşSuçuABD #TrumpYalanı #HegsethRezilOldu #KatliamınMimarıABD etiketleri kısa sürede dünya gündemine oturdu. Kullanıcılar, "Trump usta bir yalancı, Hegseth ise henüz çırak" yorumlarıyla ABD yönetiminin içinde bulunduğu durumu hicvederken, 175 masum çocuk ve sivilin katledilmesine göz yuman uluslararası topluma da sessiz kalmama çağrısı yaptı.