Ramazan sofralarında aynı çorba, aynı pilav, aynı tatlı… Bu döngüyü kırmanın zamanı gelmedi mi? Eğer iftar masanıza hem ihtişam hem de unutulmaz bir lezzet katmak istiyorsanız, rotayı Ege’nin kalbine çevirin. Çünkü Denizli mutfağı, adeta bir gastronomi gösterisi sunuyor.
Yüzyılların damıtılmış bilgeliğiyle şekillenen bu mutfak, hem geleneksel hem iddialı. Çorbası şifa, kebabı şov, tatlısı ise final alkışı gibi!

Denizli’de iftar, sıradan bir başlangıçla açılmaz.
Top tarhana saatlerce kaynatılır; nohut ve etle birleşir, kaşığı her daldırışta yoğun bir aroma yükselir. Arabaşı, ovmaç ve börülce çorbaları ise Anadolu’nun sabrını ve emeğini yansıtır.
Bu şehirde çorba sadece mideyi değil, hafızayı da doyurur.

Denizli mutfağında et yemekleri başrolü kimseye kaptırmaz. Tas kapaması, sirkeli et, ciğer sarma ve saçta işkembe; her biri güçlü, her biri iddialı.
Özellikle tandır kültürü, Ege’nin yumuşak dokunuşuyla birleşince ortaya tam anlamıyla bir iftar yıldızı çıkıyor.

Adını Denizli’nin Buldan ilçesinden alan Buldan kebabı, hem sunumuyla hem de pişirme tekniğiyle göz kamaştırıyor.
Dana kuşbaşı, arpacık soğan ve patates önce ağır ağır pişiyor. Ardından pirinç ve tereyağı devreye giriyor. Fırından çıktığında ters çevrilerek servis edilen bu kebap, sofranın ortasında adeta bir sahne performansı sergiliyor.
Kalabalık aile iftarlarında “vay be” dedirten bir lezzet arıyorsanız, cevap burada.

Denizli’de patlıcan sadece bir sebze değil, adeta bir tutku.
Kuru patlıcan dolması etli harcıyla doyurucu bir başyapıta dönüşürken; patlıcanlı güveç ve gözlemeler sofraya Anadolu sıcaklığı katıyor. Limon sıkılarak servis edilen etli kuru dolma ise iftarın en çok konuşulan tabağı olmaya aday.

Ege denince akla gelen ot kültürü, Denizli’de zirve yapıyor.
Taratorlu börülce salatası, ebegümeci ve filiz salatası gibi hafif ama aromatik seçenekler, oruç sonrası mideyi yormadan lezzet sunuyor. Dengeli, doğal ve karakterli… Tam bir Ege imzası.

İftarın finali iddialı olmalı. İşte burada sahneye Tavas baklavası çıkıyor.
İncecik açılan hamurlar, bol cevizle kat kat hazırlanıyor. Taş fırında kızarıp şerbetle buluştuğunda ortaya yoğun, tok ve unutulmaz bir tat çıkıyor.
Bu baklava, klasik tariflerin çok ötesinde.

Mısır unu hamuruyla yapılan, etli ve baharatlı iç harcıyla doldurulan leğen böreği ise tam anlamıyla “Anadolu ihtişamı”. Kuyruk yağı dokunuşuyla lezzeti zirveye taşınan bu börek, özellikle kalabalık iftar davetlerinin yıldızı.

Denizli mutfağı sadece yemek değil; emek, sabır ve gelenek demek. Her tarifte köy fırınlarının sıcaklığı, her lokmada Ege’nin bereketi var.
Bu Ramazan’da sofranıza farklı bir şehir davet edin. Menüye biraz cesaret, biraz Ege rüzgârı katın.
Çünkü bazı şehirler vardır; sadece gezilmez, yenir. Denizli de tam olarak öyle…