Ortadoğu’da tansiyon yeniden tehlikeli biçimde yükseldi. İran ile ABD-İsrail hattı arasında sert açıklamalar art arda gelirken, verilen mesajların dili ve içeriği olası bir sıcak çatışmanın artık ihtimal olmaktan çıkıp gerçek bir risk haline geldiğini gösteriyor. İbranice yayımlanan tehdit mesajları, füze menzilleri ve “önleyici hamle” vurguları bölgeyi diken üstünde tutuyor.
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in kıdemli danışmanı Ali Şemhani, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla dikkatleri üzerine çekti. Mesajın İbranice kaleme alınması, doğrudan İsrail kamuoyuna ve yönetimine verilen net bir uyarı olarak değerlendirildi. Şemhani, ABD veya İsrail kaynaklı olası bir saldırıya karşı Tel Aviv’in hedef alınacağını ima ederek gerilimi en üst seviyeye taşıdı.
Şemhani açıklamasında, Washington’da dillendirilen “sınırlı askeri operasyon” senaryolarını sert sözlerle reddetti. İranlı yetkiliye göre böyle bir hamle gerçekçi değil. ABD’nin İran’a yönelik herhangi bir askeri adımı, kaynağı ve seviyesi ne olursa olsun, Tahran tarafından doğrudan savaş ilanı olarak kabul edilecek.
İran cephesinden yapılan açıklamalarda yalnızca İsrail değil, İsrail’i destekleyen tüm unsurların da hedefte olduğu vurgulandı. Bu ifadeler, bölgede bulunan ABD üsleri ve müttefik unsurların da İran’ın balistik füze ve insansız hava araçlarının menzilinde olduğu şeklinde yorumlandı. Olası bir çatışmanın kısa sürede bölgesel bir savaşa dönüşebileceği endişesi güçlendi.
Tahran’dan gelen sert mesajlara ABD’den yanıt gecikmedi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato’da yaptığı açıklamada İran yönetiminin tarihinin en kırılgan dönemlerinden birini yaşadığını savundu. Rubio, ekonomik çöküşün halk üzerindeki etkisine dikkat çekerek, ülkede yeni protesto dalgalarının kapıda olduğunu öne sürdü.
Rubio, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığına ilişkin de çarpıcı bilgiler paylaştı. Bölgede en az sekiz farklı noktada 30 ila 40 bin arasında Amerikan askerinin bulunduğunu belirten Rubio, bu güçlerin İran’a ait binlerce füze ve İHA’nın menzili içinde olduğunu kabul etti. ABD’nin bu nedenle savunma ve caydırıcılık amacıyla askeri yığınağı sürdürdüğü ifade edildi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da tansiyonu artıran açıklamalarda bulundu. CNN’e konuşan Galibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alarak, bir savaş başlatması halinde sonuçlarını kontrol edemeyeceğini söyledi. Galibaf, böyle bir senaryoda Ortadoğu’daki ABD askerlerinin ciddi zarar görebileceğini vurguladı.
İran ile ABD-İsrail ekseni arasındaki bu sertleşme, coğrafi konumu ve bölgesel dengelerdeki rolü nedeniyle Türkiye tarafından da yakından izleniyor. Olası bir sıcak çatışmanın göç dalgaları, ekonomik istikrarsızlık ve güvenlik riskleriyle tüm bölgeyi etkilemesinden endişe ediliyor. Ortadoğu’da artan bu gerilim, diplomasi kanallarının önemini bir kez daha gündeme taşıyor.