14 Mart 2026 tarihine kadar izlenebilecek sergi, modern dünyanın “geç kalma” takıntısına karşı; doğanın, dönüşümün ve bireysel varoluşun kendi ritmiyle ilerlediğini hatırlatan şiirsel bir karşı anlatı kuruyor.
Late Bloomer, başarıyı evrelere ayıran, karşılaştırmalar ve rekabet üzerinden işleyen çağdaş zaman algısını tersyüz ediyor. Solakoğlu’nun dünyasında acele yok, gecikme yok; yalnızca her varlığın kendi zamanında açılması var. Sergi, izleyiciyi bu doğal döngüye kulak vermeye çağıran bir masal gibi ilerliyor.

Sanatçının pratiğinde izolasyon, sosyalliğin karşıtı değil; onunla yan yana var olan, besleyici bir hâl. İç dünyaya çekilmek ile dış dünyaya karışmak, bu sergide birbirini dışlamıyor. Pastel tonlarla kurulan oyunbaz anlatılar, kaosla şekillenen dönüşüm anları ve derinleşen “world-building” süreçleri, Solakoğlu’nun zamana yayılan evrenini gözler önüne seriyor.
Serginin merkezinde karanlık ama büyüleyici bir anlatı yer alıyor: Bir kızın başı bir kurt tarafından çalınır; yarısı buzdan, yarısı alevden bir kafese kapatılarak zamanın içine asılır. Bedeni dünyada kök salarken, başı hayal kurdukça bedenden uzaklaşır.
Bu masal etrafında dolaşan uçan kafalar, dilek fenerleri ve tekrar eden pasta imgeleri, hayal gücü ile gerçeklik arasındaki gelgitleri simgeliyor. Pastalar bazen davetkâr, bazen sarsıcı; tıpkı hayatın kendisi gibi.
Solakoğlu’nun karakterleri bildiğimiz dillerle konuşmaz. Renkler, semboller ve sanatçının kendi ürettiği enstrümanlardan çıkan çözülemez sesler, izleyiciyi sezgisel bir algı alanına taşır. Anlam; bakışta, düş gücünde ve izleyicinin iç ritminde tamamlanır.
Late Bloomer, yerin altında birlikte bekleyenlerin, kabuğunu bırakıp yüzeye çıkanların hikâyesidir. Kimi yılda bir açar, kimi yedi yılda… Bu sergide ise iki bin yılda bir açan bir çiçek vardır.
Bu, gecikmenin değil; kendi zamanına sadık kalmanın masalıdır.
1986 İstanbul doğumlu Zeynep Solakoğlu, mitoloji ve fantastik anlatılardan beslenen sürreal diliyle sanatı bir yaşam biçimi olarak ele alıyor. Mürekkep ve suluboyadan yağlıboya ve seramiğe uzanan çok katmanlı pratiği; kimlik, dönüşüm ve dayanıklılık temaları etrafında şekilleniyor. Uluslararası sergilere katılan sanatçı, aynı zamanda yazıp resimlediği Orange Girl adlı sanat kitabıyla da tanınıyor. İstanbul’da yaşayan Solakoğlu, anlatı odaklı ve sezgisel yaklaşımıyla çağdaş sanat sahnesinde özgün bir yer tutuyor.
Late Bloomer – Zeynep Solakoğlu
OG Gallery
Okçu Musa Cd. No:11, Bankhan Kat:1, Beyoğlu
14 Mart 2026’ya kadar