A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Dr. Umut Elbir, bu kazaların büyük bölümünün kader ya da doğal afet değil, açık bir ihmal zincirinin sonucu olduğunu vurguluyor.
Elbir’e göre asıl soru şu: “Ya devrilen TIR, içinde çocuk olan bir otomobilin üzerine düşseydi?” Bu ihtimalin bile yaşanan riskin büyüklüğünü anlatmaya yettiğini belirtiyor.
Hayat Kurtaran Sistemler Türkiye’de Hâlâ Göz Ardı Ediliyor

ABD başta olmak üzere pek çok ülkede ağır vasıtalar için zorunlu olan Elektronik Denge Kontrolü (ESC) ve Devrilme Stabilite Kontrolü (RSC) sistemleri, Türkiye’de hâlâ yaygın olarak kullanılmıyor. Oysa bu sistemler, özellikle yan rüzgâr, ani manevra ve dengesiz yük durumlarında devrilme riskini ciddi biçimde azaltıyor.
Dr. Elbir, bu noktada yanlış bir algıya dikkat çekiyor: “ESC ve RSC rüzgârı durdurmaz. Ancak aracın kontrolden çıktığı kritik anda müdahale ederek hız ve ivmeyi düşürür, savrulmayı sınırlar ve devrilmeye giden süreci keser. Bu birkaç saniyelik fark, hayat kurtarır.”
Yan Rüzgâr Bahane, Asıl Sorun Sistemsel İhmal

TIR ve kamyon devrilmelerinin önemli bir kısmı, uzmanlara göre “önlenebilir riskler” grubunda yer alıyor. Ancak maliyet gerekçesiyle alınmayan önlemler, kazalar sonrası çok daha büyük bedellere yol açıyor.
Elbir, bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Bir güvenlik sisteminin maliyetinden kaçınılıyor ama tek bir kazada araç, yük, yol hasarı, sigorta bedelleri ve insan hayatıyla milyonlarca lira kaybediliyor. Bu tasarruf değil, ağır bir ihmaldir.”
Yolda Devrilen TIR Bir İş Kazasıdır

Lojistik sektöründe sözleşmelerin neredeyse tamamen teslimat süresi ve hız üzerine kurulu olduğuna dikkat çeken Dr. Umut Elbir, bu anlayışın güvenliği ikinci plana ittiğini söylüyor. Ona göre taşımacılık bir iş koludur ve yolda yaşanan her kaza açıkça bir iş kazasıdır.
“Ulaşmayan her sevkiyat sadece ticari bir kayıp değil, aynı zamanda iş güvenliği açısından bir başarısızlıktır” diyen Elbir, sürücüler üzerindeki zaman baskısının riskleri daha da artırdığına dikkat çekiyor.
Boş Dorse ve Yüksek Kasa Riski Büyütüyor

Özellikle boş dorseler, yüksek kasalar ve hava akışını bozan tente yapıları, yan rüzgâr etkisini katlayarak artırıyor. Bu koşullar altında ESC ve RSC sistemlerinin kullanılmaması, kazayı adeta davet ediyor.
Elbir’e göre bugün “ucuz atlatıldı” denilen birçok olay, yarın çok daha büyük facialara dönüşebilir. “Bu sistemler kullanılsaydı, pek çok TIR devrilmeyecek, yollar kapanmayacak ve insanlar ölümle burun buruna gelmeyecekti” diyor.
Bu Bir Uyarı Değil, Açık Bir Alarm
Yollarda devrilen TIR’lar sadece birer trafik kazası değil; ertelenen önlemlerin, göz ardı edilen risklerin ve sistemsel ihmallerin somut sonucu. Uzmanlara göre artık mesele tartışma değil, sorumluluk alma meselesi.
ESC ve RSC sistemleri, ağır vasıtalar için bir tercih değil; can güvenliği açısından kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görülüyor. Aksi halde bir sonraki kazada “ya olsaydı” sorusu çok daha ağır bedellerle gündeme gelebilir.
