Makro istikrar programından bütçe disiplinine, küresel rekabetten yenilenebilir enerjiye kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar veren Şimşek, “Türkiye büyük bir dönüşümün eşiğinde” dedi.
Dünya ekonomisinin tarihsel kırılmalarla karşı karşıya olduğunu belirten Şimşek, ABD, AB ve Japonya gibi ekonomik devlerin imalat sanayisinde ciddi zemin kaybettiğine işaret ederek şunları söyledi:
“Jeostratejik rekabet dünyayı sarsıyor. Ancak Türkiye, tam bu tür kırılmaların ortasında dayanıklılığıyla ayrışacak. Ticaretimizin yüzde 80’i serbest ticaret anlaşmalarımız olan ve dost olduğumuz ülkelerle. Bu kırılmalar arasında en güçlü çıkış fırsatı bizde.”
Türkiye'nin yakın coğrafyasında barış, refah ve istikrar arttıkça bundan en fazla faydayı sağlayacak ülkenin yine Türkiye olacağını söyleyen Şimşek, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun ekonomik entegrasyonu hızlandıracağını vurguladı.
Küresel savunma harcamalarının 2030’larda 6 trilyon doları aşacağını belirten Şimşek, Türkiye’nin bu büyük ekonominin aktörlerinden biri hâline geleceğini söyledi:
“Eğer hazırlıklıysanız kötümser olmak için bir sebep yok. Savunma sanayii, bu yüzyılın en stratejik alanlarından biri.”
Son 24 yılda doğal gaz ve petrol ithalatına ödenen 1 trilyon dolarlık maliyeti hatırlatan Şimşek, bunun Türkiye’nin zorunlu olarak yenilenebilir enerji dönüşümüne yöneldiğinin açık bir ispatı olduğunu dile getirdi.
“Bugün toplam borcumuz 550 milyar doların altında. Ama enerji ithalatına bunun iki katını harcadık. Yenilenebilir enerji artık bir tercih değil, zaruret.”
Ekonomi politikalarının temel amacının fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Şimşek, rakamları tek tek açıkladı:
“Bir zamanlar yüzde 64’lere çıkan enflasyon geçen yıl 44’e geriledi.”
“Bu yılı yüzde 31 civarında kapatacağız.”
“Gelecek yıl enflasyonu yüzde 20’nin altına düşüreceğiz.”
“2027’de tek haneyi yakalayacağız.”
Şimşek’e göre borçluluğun düşük olması ve güçlü yapısal dönüşüm, Türkiye’nin yüksek büyüme potansiyelini destekliyor.
Türkiye’nin küresel ticarette yükselen bir güç olduğunu söyleyen Şimşek, 2002’de milli gelirden alınan payın yüzde 0,7 iken bugün iki katına çıktığını hatırlattı.
İngiltere ile kapsamlı yeni bir serbest ticaret anlaşması masada.
Sanayi ürünlerinin yanı sıra tarım, hizmetler ve kamu alımları da anlaşmaya dahil ediliyor.
AB ile ticaret bu yıl 230 milyar doları aşacak düzeye ilerliyor.
“AB dışındaki ülkeler arasında AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağıyız. Entegrasyonu daha da derinleştirmek istiyoruz.” dedi.
Tasarruf genelgesi kapsamında yapılan kısıtlamalara değinen Şimşek, çarpıcı rakamları açıkladı:
Tasarruf kapsamındaki harcamaların bütçeye oranı %4,6’dan %3’e düştü.
Cari harcamalarda %30’a yakın kesinti sağlandı.
“Hem vatandaşımızın ihtiyacını karşılıyoruz hem de bütçe disiplininde tarihi bir seviyeye geldik.”
Şimşek, deprem bölgesine yapılan harcamaların 90 milyar doları bulduğunu ifade ederek:
600 bin konutun 350 bini tamamlandı.
Kira enflasyonunu düşürmek için 500 bin yeni sosyal konut yapılacak.
dedi.
Şimşek, Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki güven endeksi olarak görülen risk priminin bir yıl içinde 700 baz puandan 240’ın altına inmesinin önemli bir başarı olduğunu söyledi.
Konuşmasını Türkiye’nin geleceğiyle noktalayan Şimşek:
“Türkiye’nin demokratik standartlarının yükselmesi, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi yönünde büyük bir çalışma yürütülüyor. 2026 Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi reform yılı olacak. Kazanımlarımızın kalıcı olması için yapısal dönüşüm şart.”
Türkiye’nin gelir seviyesinin Dünya Bankası kriterlerine göre bu yıl yüksek gelir grubuna geçeceğini belirten Şimşek, “Önemli olan bu eşikten daha da ileriye taşımak” dedi.