En düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılmasının görüşüldüğü oturumda, MHP cephesinden gelen açıklamalar “destek” mesajı verdi ama satır araları soru işaretleriyle doldu.
Cumhur İttifakı ortağı MHP, emeklinin yaşadığı geçim krizini kabul etti; ancak çözüm adresi yine belirsiz bir geleceğe bırakıldı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, kürsüden yaptığı konuşmada mevcut emekli maaşı sisteminin adaletsizlik ürettiğini açıkça dile getirdi. Kalaycı, “Az prim ödeyenle çok prim ödeyenin aynı maaşı alması sosyal sigorta sisteminin ruhuna aykırı” diyerek, yıllardır emeklilerin dile getirdiği temel itiraza dikkat çekti.
Ancak bu çıkış, Meclis kulislerinde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi:
“Madem sistem yanlış, neden düzeltilmiyor?”
Genel Kurul’daki görüşmelerde, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesi kesinleşti. Yapılan hesaplamalara göre kök maaşı bu rakamın altında kalan yaklaşık 5 milyon emekli, düzenlemeden doğrudan yararlanacak.
Kalaycı, artışın “önemli ama yetersiz” olduğunu vurgulayarak, emeklilerin bu ülkenin kalkınması için yıllarca çalıştığını hatırlattı. Ancak emekli cephesinde beklenti net:
Söz değil, kalıcı çözüm.
MHP’nin konuşmasında en dikkat çeken bölüm ise açık bir sistem itirafı oldu.
“Ben daha fazla prim ödedim ama aynı maaşı alıyorum” diyen emeklilerin serzenişi, Meclis tutanaklarına girdi.
Kalaycı, prim gün sayısı yüksek olan emeklilerin mevcut sistemde adeta cezalandırıldığını belirterek, kademeli bir intibak düzenlemesi çağrısında bulundu. Ancak bu çağrının yasaya dönüşüp dönüşmeyeceği yine belirsizliğini koruyor.
MHP, maaş zamlarının belirlenme yöntemine de itiraz etti. Emeklilerin harcama kalemlerinin genel nüfustan çok farklı olduğuna dikkat çekilerek, kira, gıda ve sağlık ağırlıklı özel bir “emekli enflasyon sepeti” oluşturulması gerektiği savunuldu.
Bu öneri, emekliler arasında umut yaratsa da geçmiş tecrübeler temkinli olunması gerektiğini hatırlatıyor.
Sosyal güvenlik sistemindeki açıkların kaynağı olarak ise 1992 yılı işaret edildi. Kalaycı, SHP–DYP koalisyonu döneminde yaş haddinin kaldırılmasıyla “erken emekliliğin” önünün açıldığını savundu.
“Eğer o karar alınmasaydı bugün EYT diye bir sorun konuşulmazdı, emekli maaşları çok daha yüksek olurdu” sözleriyle faturayı geçmişe kesti.
MHP’nin her zam döneminde emekliye dönük “yanındayız” mesajları vermesi, ancak Meclis’te muhalefetin emekli lehine sunduğu önergelerin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmesi dikkat çekiyor.
Bu tablo, emekli kamuoyunda aynı soruyu yeniden gündeme getiriyor:
Bu kez sözler icraata dönüşecek mi, yoksa yine kürsüde mi kalacak?
Gözler şimdi, MHP’nin sert söylemlerinin yasama sürecinde gerçek bir adım olup olmayacağına çevrilmiş durumda.