Erdoğan, Suriye’de sağlanan ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasına ilişkin, “Devlet içinde devlet kurmak isteyen bir avuç taşeron hariç, Suriye halkı bu anlaşmayı bayram havasıyla karşıladı” dedi.
Yaklaşık 2,5 saat süren Kabine Toplantısında; Terörsüz Türkiye hedefi, Suriye ve İran’daki kritik gelişmeler, Gazze Barış Planı ile ekonomi ve iç politika masaya yatırıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında millet vurgusu yaptı:
“86 milyonun emanetini taşıyan bir kadro olarak, Türkiye’nin huzuru ve geleceği için gece gündüz çalıştık. Hamdolsun, milletimize mahcup olmadık.”
Erdoğan, 2025 yılına ait hizmet karnesinin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatarak, şeffaflık ve hesap verebilirlik mesajı verdi.
Cumhurbaşkanı, toplumun her kesimini kapsayan birlik mesajı verdi:
“81 ilde yaşayan her bir vatandaşımız bizim için aynı değerdedir. Oy tercihlerine göre insan ayırmak bizim kitabımızda yoktur.”
Bu sözler, kutuplaşma tartışmalarına doğrudan bir yanıt olarak değerlendirildi.
Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Kule açılışına değinen Erdoğan, sert ifadeler kullandı:
“Türkiye’nin başkentini haftalarca susuzluğa mahkûm eden bir anlayışın insafına bırakamayız.”
Hizmet ve eser siyasetinin altı bir kez daha çizildi.
Erdoğan, muhalefeti hedef alan açıklamasında, seçim sonuçlarının Türkiye’nin doğru bir tercihte bulunduğunu açıkça gösterdiğini söyledi:
“Milletimiz 14-28 Mayıs’ta büyük bir tehlikenin eşiğinden döndü.”
Cumhurbaşkanı, hükümetin odağının tartışmalar değil, ekonomiyi büyütmek ve hizmet üretmek olduğunu vurguladı.
Dış politikaya dair değerlendirmelerde Erdoğan, küresel düzenin ciddi bir kırılma yaşadığını belirtti:
“Hukukun gücü değil, güçlünün hukuku egemen olmaya başladı. Uluslararası sistem ağır yara aldı.”
Rusya-Ukrayna savaşı, İran’daki gelişmeler ve Orta Doğu’daki gerilimler bu çerçevede ele alındı.
Suriye’deki son gelişmelere özel bir parantez açan Erdoğan, Türkiye’nin tavrını net sözlerle ortaya koydu:
“Suriye Suriyelilerindir. Arap, Türkmen, Kürt, Sünni, Nusayri demeden herkesindir.”
Türkiye’nin, Suriye’de istikrarı sabote edecek hiçbir girişime izin vermeyeceğini vurguladı.
Halep’te bazı bölgelerin işgalden kurtarılmasıyla sonuçlanan operasyonun, ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla noktalandığını açıklayan Erdoğan, sivillerin korunmasına dikkat çekti.
“Suriye ordusu, provokasyonlara rağmen haklı duruşunu korumuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile dün akşam bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı:
“Kendisini anlaşma ve operasyondan dolayı tebrik ettim. Terörle mücadelede Türkiye’nin desteği tamdır.”
Erdoğan, ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayarak net konuştu:
“İpe un sermenin, bahanelerin arkasına saklanmanın kimseye faydası olmaz. Terör devri bölgemizde kapanmıştır.”
Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“Irkçılık ve kavmiyetçilik, medeniyetimizin reddettiği bir hastalıktır.”
Türkiye’nin, insani hassasiyetleri merkeze alan politikasından asla taviz vermeyeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamaların en çarpıcı bölümünde ırkçılık, mezhepçilik ve etnik ayrımcılığa sert sözlerle yüklendi. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel ve siyasal duruşunu net ifadelerle ortaya koydu.
“Türkiye hiçbir mezhebin, hiçbir etnik kimliğin karşısında değildir. Biz çatışmadan değil, kardeşlikten beslenen bir devletiz.”
Erdoğan, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan devlet geleneğinin ırkçılığı reddeden bir anlayışla şekillendiğini vurguladı:
“Kurduğumuz bütün devletler ırkçılığın reddi üzerine bina edilmiştir. Türk, Kürt, Arap derken bu bilinçle konuşuyoruz.”
Türkiye’nin hiçbir zaman çatışmalardan rant devşiren bir ülke olmadığını ifade eden Erdoğan, aklı selim ve kardeşlik zemini çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı çevrelerin toplumu zehirleyen bir dile sürüklendiğine dikkat çekti:
“Irkçılık virüsünün kimi siyasetçilere, yazarlara, milletvekillerine bulaştığını üzülerek görüyoruz.”
Dağa kaçırılan çocuklara, sivil halkın maruz kaldığı şiddete ve savaşın en büyük bedelini ödeyen masumlara vurgu yapan Erdoğan, şu soruyu sordu:
“Terörle hiçbir yere varılamayacağını anlamak için daha kaç çocuğun ölmesi gerekiyor?”
Erdoğan, Halep’in güvenli hale gelmesinden rahatsızlık duyan odaklara sert çıktı:
“Halep’in şen olması, mahalle mahalle güvenli hale gelmesi kimi niçin rahatsız eder?”
Silah verilen, intihar yeleği giydirilen çocukların Suriye’nin ve Kürtlerin geleceği olmadığını net bir dille ifade etti.
Cumhurbaşkanı, bölge halklarına güçlü bir birlik mesajı verdi:
“Bizim Türk, Kürt, Arap olarak birbirimizden başka dostumuz yok. Dar günümüzde kapısını çalacağımız başka bir sığınağımız yok.”
Tarihi bir hatırlatma yapan Erdoğan, birlik olunduğunda güçlenildiğini, ayrışıldığında ise kaybedildiğini söyledi.
Erdoğan, bölgedeki çatışmaların arkasındaki çıkar düzenine dikkat çekti:
“Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz.”
Petrolün insan kanından daha değerli görüldüğü anlayışa sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı, barış ve refahın ortak kazanım olması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında en sarsıcı bölüm ise Atlas Çağlayan cinayeti oldu. Erdoğan, gözyaşlarını tutamadığı mesajında kararlılıkla konuştu:
“Atlas yavrumuzu katleden caniler yargı önünde gereken cezayı almalıdır.”
Minguzzi cinayetiyle birlikte Atlas’ın öldürülmesinin de Türkiye’yi derinden sarstığını belirten Erdoğan, Adalet ve İçişleri Bakanlığı’nın sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını açıkladı.
“O pırlanta gibi yavru nasıl acımasızca katledilir? Bunun hesabını sormak boynumuzun borcudur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu mesajların Terörsüz Türkiye sürecinin temelini oluşturduğunu vurguladı:
“Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmadan bir ve diri olmayı hedefliyoruz.”
Türkiye’nin sadece kendi sınırlarında değil, bölgede kalıcı barış için kararlılıkla yürüdüğünü ifade etti.
Erdoğan, konuşmasını güçlü bir birlik çağrısıyla tamamladı:
“Bizi bölmek isteyenlere inat omuz omuza yürüyeceğiz. Önce ülkemizi, ardından bölgemizi terörün kanlı pençesinden kurtaracağız.”