Erdoğan, Türkiye’nin her koşulda uluslararası hukuku savunan bir çizgide durduğunu vurgulayarak, “Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Hem Türkiye hem de dost Venezuela halkı için en doğru olanı yapmanın gayretindeyiz” dedi.
Konuşmasına yeni yıl temennileriyle başlayan Erdoğan, Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu ve yurt dışındaki milyonlarca vatandaşıyla büyük bir aile olduğunun altını çizdi. Farklı coğrafyalarda yaşayan tüm vatandaşların ortak kader ve değerlerde buluştuğunu belirten Erdoğan, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
“Siyasi görüşümüz, kökenimiz, mezhebimiz ne olursa olsun; hepimiz bu vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak kardeşiz, kaderdaşız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Mehmet Akif Ersoy’un dizelerine atıfta bulunarak toplumsal ayrışmaya karşı güçlü bir uyarı yaptı. Türkiye’yi hedef alan çevrelerin en büyük amacının iç cepheyi zayıflatmak olduğunu söyleyen Erdoğan, bu tuzaklara düşülmeyeceğini vurguladı.
“Söz konusu Türkiye’nin huzuru ve bekasıysa, ayrılıkları bir kenara bırakırız. 86 milyon olarak sarsılmaz bir duvar oluruz.”
Terörle mücadelede gelinen noktaya dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör belasından kalıcı şekilde kurtulmak üzere olduğunu söyledi. DEAŞ, PKK, FETÖ ve benzeri yapıların dış güçlerin aparatları olduğunu belirten Erdoğan, güvenlik güçlerinin kararlı mücadelesi sayesinde önemli bir eşiğin aşıldığını ifade etti.
“Terörsüz Türkiye hedefini sabırla, sağduyuyla ve kararlılıkla gerçekleştireceğiz.”
Türkiye’nin dış politikada ilkeli, bağımsız ve onurlu bir duruş sergilediğini vurgulayan Erdoğan, uluslararası platformlarda ülkenin hak ve hukukunun cesaretle savunulduğunu söyledi. Türkiye’nin kimseye minnet etmeden, eğilmeden yoluna devam ettiğini belirten Erdoğan, muhalefete de eleştiriler yöneltti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’den Suriye’ye kadar dünyanın dört bir yanında adalet ve meşruiyetten yana tavır aldığını ifade etti. Uluslararası hukuk, adalet ve insan hakları söz konusu olduğunda Türkiye’nin çekinmeden pozisyon aldığını vurguladı.
“İlkelerimiz söz konusuysa asla komplekse kapılmayız.”
Konuşmasının sonunda gençleri de unutmayan Erdoğan, üniversite öğrencilerine yönelik burs ve kredi miktarlarında artış yapılacağını açıkladı. Bu adımın, gençlerin eğitim hayatına daha güçlü destek sunmayı amaçladığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Türkiye’nin her alanda yükselen bir ivme yakaladığını vurgulayarak tamamladı. Yakın gelecekte daha müreffeh, daha güçlü ve daha itibarlı bir Türkiye hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nı dış politikada tutarsızlıkla eleştirerek, kullanılan dili “üçüncü sınıf popülizm” olarak nitelendirdi. Erdoğan, muhalefetin neyi savunduğunun dahi belli olmadığını söyledi.
“Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika’dan Latin Amerika’ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir.”
Erdoğan, CHP’nin son yıllarda Karadeniz, Doğu Akdeniz, Gazze, Libya, Suriye ve Karabağ başta olmak üzere kritik başlıklarda tutarlı ve milli bir duruş sergileyemediğini ifade etti.
Muhalefetin dış politikadaki yaklaşımını sert sözlerle eleştiren Erdoğan, CHP yönetiminin hükümete karşı çıkmayı tek siyasi refleks haline getirdiğini söyledi.
“Bizim ak dediğimize kara, doğru dediğimize yanlış demekten başka bir siyasetleri yok.”
Rusya-Ukrayna savaşından Karabağ’daki 44 günlük vatan mücadelesine, Suriye krizinden Gazze’de yaşananlara kadar pek çok başlıkta muhalefetin Türkiye karşıtı çevrelerle aynı dili kullandığını belirten Erdoğan, “Dış politikada omurga nedir, ilke nedir, milli menfaat nedir bilmeyenler bugün bize ahkâm kesiyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dost bir ülkede yaşanan bir olay üzerinden hükümeti hedef almanın sorumsuzluk olduğunu vurguladı. Muhalefetin yaklaşımını sert sözlerle eleştiren Erdoğan, “Muhalefet, iktidar yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun anlayışıyla hareket edemez” dedi.
“Böylesi bir basiretsizlikten sonra bırakın bize laf söylemeyi, bu konularda ağızlarını dahi açmamaları gerekir.”
Erdoğan, Türkiye’den 11 bin kilometre uzaklıktaki bir ülkede yaşanan gelişmeler karşısında CHP Genel Başkanı’nın ilk refleksinin hükümete saldırmak olduğunu söyledi. Bu tutumun siyasette kutuplaşmayı artırdığını ifade eden Erdoğan, “Bu patolojik bir ruh halinin işareti değilse nedir?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümetin hem iç hem dış politikayı ilke, akıl ve vicdan temelinde yürüttüğünü vurgulayarak, Türkiye’nin menfaatlerini koruma sorumluluğuna dikkat çekti.
“Bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Bizim omuzlarımızda 86 milyonun hakkı, milyonların umudu var.”
Venezuela meselesine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda da siyasi meşruiyet ve uluslararası hukuk çizgisinden sapmadığını belirtti. Venezuela’nın egemenliğine yönelik ihlallerin küresel istikrarsızlık riskini artırdığına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde de Türkiye’nin hassasiyetlerini açık şekilde dile getirdiğini belirterek, Venezuela’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdiklerini söyledi.
Erdoğan, hukukun çiğnendiği bir uluslararası düzenin kriz ve çatışmaları besleyeceğini vurguladı. Türkiye’nin ne bölgesinde ne de dünyada kaos ve gerilim istemediğini ifade etti.
“Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması herkes için hayati önemdedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda üniversite öğrencilerine yönelik önemli bir müjde verdi. 2002 yılında yalnızca 45 lira olan burs ve öğrenim kredilerinin yıllar içinde katlanarak artırıldığını hatırlatan Erdoğan, 2026 yılı itibarıyla yeni artışı açıkladı.