Bu yıl festivalde ayrıca Burak Çevik, Banu Sıvacı ve Dalya Keleş gibi genç yönetmenlerin filmleri de izleyiciyle buluşuyor, Türkiye sinemasının çeşitliliğini gözler önüne seriyor.
Emin Alper’in “Salvation” (Kurtuluş) filmi, köydeki bireylerin umut ve baskı arasındaki çatışmasını tekinsiz rüyalar ve politik gerilimlerle beyaz perdeye taşıyor. Caner Cindoruk, Feyyaz Duman ve Berkay Ateş’in rol aldığı film, Alper’in “Tepenin Ardı”, “Abluka” ve “Kurak Günler” ile kurduğu politik-estetik çizgiyi sürdürüyor.
Uluslararası festivallerde kazandığı ödüllerle çağdaş Türkiye sinemasının en görünür isimlerinden biri olan Alper, Berlinale’de Altın Ayı’ya uzanarak yeni bir kilometre taşına imza atmayı hedefliyor.
Türkiye kökenli yönetmen İlker Çatak, “Yellow Letters” (Sarı Zarflar) ile Almanya adına Ana Yarışma’da yer alıyor. Film, bir gecede işini kaybeden ve hayat ile idealler arasında denge kurmaya çalışan bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Başrolleri Özgü Namal ve Tansu Biçer paylaşıyor.
Çatak, daha önce “The Teacher’s Lounge” ile Almanya’nın Oscar adayı olmuş, Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film dalında son beşe kalma başarısı göstermişti. “Sarı Zarflar”, onun uluslararası arenadaki bir sonraki büyük adımı olarak öne çıkıyor.
Berlinale yalnızca Ana Yarışma ile sınırlı değil. Burak Çevik, kısa filmi “İki Laborantın Yorgun Saatleri” ile Forum Expanded bölümünde festivalde yer alıyor. Banu Sıvacı ise “Hear the Yellow” (Günyüzü) filmiyle Forum bölümünde dünya prömiyerini yapacak.
Genç yönetmen Dalya Keleş ise ilk kısa filmi “Yerçekimi” ile Generation Kplus yarışmalı bölümünde Kristal Ayı için yarışacak. Film, genç bir karakterin kırılganlık ve içsel çatışmalarını merkeze alıyor ve festivalin çocuk ve gençlik sinemasına dair önemli bir yapımı olarak öne çıkıyor.
Ana Yarışma seçkisi, genç yeteneklerin yanında Amy Adams, Juliette Binoche, Elle Fanning, Channing Tatum ve Pamela Anderson gibi uluslararası yıldızları da içeriyor. Bu yıl Berlinale, toplumsal kırılmaları ve bireysel hikâyeleri estetik cesaretle birleştiren filmlerle dikkat çekiyor.
Bu yılki seçki, Türkiye sinemasının sadece ulusal değil, küresel sinema sahnesinin etkin bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Ana Yarışma’dan Forum Expanded’e, Kısa Film’den Generation Kplus’a uzanan temsil, Türkiye kökenli yönetmenlerin uluslararası arenada çok katmanlı ve güçlü bir görünürlük kazandığını gösteriyor.
Altın Ayı ve diğer ödüller, 22 Şubat’ta düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.