2023–2025 dönemini kapsayan süreçte toplam kontenjanın yüzde 23 oranında azaltılması, eğitim dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Kararın öğrencilerde hayal kırıklığı yaratacağı yönündeki eleştirilere ise Eğitim Uzmanı Banu Yapıcı’dan net bir yanıt geldi: “Gerçek hayal kırıklığı, mezun olan gençlerin yıllarca iş beklemesidir. Bu adım, sorunu büyütmek yerine çözmeye yöneliktir.”
Türkiye’de üniversite mezunu sayısı her yıl rekor kırarken, istihdam olanakları aynı hızda genişlemiyor. Özellikle kamuya girişte rekabetin sertleşmesi, gençlerin mezuniyet sonrası belirsizlikle karşı karşıya kalmasına neden oluyor.
Banu Yapıcı, son KPSS verilerinin tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bir sınava 1 milyonun üzerinde aday giriyor ve büyük çoğunluğu aynı alanları hedefliyorsa, burada ciddi bir dengesizlik vardır. Devletler, mezun sayısı ile istihdam kapasitesi arasındaki dengeyi korumak zorundadır.”
YÖK’ün özellikle öğretmenlik, hukuk, psikoloji, mimarlık ve eczacılık gibi yoğun talep gören bölümlerde kontenjan azaltımına gitmesi, yıllardır süren bir eğilimin değişmeye başladığının işareti olarak yorumlanıyor.
Yapıcı’ya göre gençlerin en büyük yanılgısı, popüler bölümleri otomatik olarak güvenli gelecek olarak görmek:
“Bugünün gözde meslekleri, yarının en zor rekabet alanlarına dönüşebilir. Artık tek başına diploma yeterli değil. Deneyim, beceri ve donanım fark yaratıyor.”
Meslek tercihinde toplumsal alışkanlıkların hâlâ belirleyici olduğuna dikkat çeken Yapıcı, ailelerin çocuklarını sınırlı meslek seçeneklerine yönlendirmesinin yığılmayı artırdığını vurguladı.
“Öğretmenlik, doktorluk, hukuk elbette çok değerli meslekler. Ancak dünya değişiyor. Yeni meslekler doğuyor, yeni alanlar büyüyor. Çocuklarımızı sadece geleneksel seçeneklerle değil, geleceğin fırsatlarıyla da tanıştırmalıyız.”
Uzmanlara göre yapılan düzenleme, üniversite kapılarını kapatmak değil; mezuniyet sonrası hayata daha sağlam bir geçiş sağlamak için atılmış stratejik bir adım.
Banu Yapıcı, gençlere şu kritik tavsiyede bulundu:
“Üniversite diplomasını tek başına yeterli görmeyin. Staj yapın, yabancı dil öğrenin, yeni alanlara açık olun. Gelecek, kendini geliştiren ve değişime uyum sağlayan gençlerin olacak.”
Uzmanlara göre üniversite kontenjanlarındaki bu düzenleme, sadece sayısal bir değişiklik değil; aynı zamanda eğitim ve kariyer anlayışında yeni bir dönemin başlangıcı.
Artık mesele sadece üniversiteye girmek değil.
Asıl mesele, mezun olduktan sonra güçlü ve sürdürülebilir bir gelecek kurabilmek.