- A-
- A
- A+
Astrolog ve TV100 yazarı Funda Yılmaz, tv100.com’da yayımlanan “Astroloji Hakkında Bilinmeyenler” başlıklı yazısında astrolojiyi, yalnızca bir fal aracı olarak değil, insanın kendini ve evreni anlamasını sağlayan bir rehber olarak ele aldı.
Astroloji Nedir?
Yılmaz’a göre astroloji, gök cisimlerinin — gezegenler, yıldızlar ve astronomik olayların — yaşam üzerindeki etkilerini inceleyen kadim bir ilimdir. Ancak astroloji, yalnızca bunun ötesinde, insanın kendini tanıması ve evrendeki yerini anlaması için de bir araçtır.
“Astroloji fal, büyü ya da tılsım değildir. Hislerle değil, sembollerle çalışır. Önemli olan inanç değil, anlamaktır” diyen Yılmaz, astrolojinin yaşam enerjilerini semboller aracılığıyla okuduğunu vurguluyor.
Sembol Sanatı Olarak Astroloji
Astroloji, astronominin sayı ve verilerini kullanır, ama asıl amacı anlam bulmaktır. Her gezegen bir sembol, her burç bir dil gibi yorumlanır. Doğduğumuz andaki gökyüzü göstergeleri, hayat yolculuğumuzun enerjisini belirler.
Yılmaz, astrolojiyi bilimin değil, ilmin bir parçası olarak tanımlıyor: “Bilim neden-sonuç ilişkisi kurar; astroloji ise eşzamanlılıkları yorumlar. Önemli olan sebep değil, anlamdır.”
Eşzamanlılık ve Jung’un Kavramı
Astrolojinin temelinde eşzamanlılık ilkesi vardır. İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung’a göre bazı olaylar, doğrudan neden-sonuç ilişkisi olmasa da anlamlı biçimde bağlantılıdır.
Örneğin birini düşündüğünüzde sizi araması veya bir rüyanın ertesi gün gerçekleşmesi rastlantı değildir; bunlar evrenin senkronize enerjisinin işaretleridir. Yılmaz’a göre astroloji, insan ile evren arasındaki bu görünmez bağı anlamamıza yardımcı olur.
Hermetik Felsefe ile Evrenin Yasaları
Astroloji, Hermetik felsefe ile de derin bir bağ taşır. “Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır” sözüyle özetlenen bu felsefe, insan ile evren arasındaki enerjisel uyumu açıklar.
Hermetik prensiplere göre evren yedi yaratıcı güçten oluşur; zihinsellik, titreşim, kutupluluk ve cinsiyet enerjisi gibi yasalar, hem doğayı hem insanı yönetir. Astroloji, bu uyumu fark etmemize ve yaşamımızı dengelememize yardımcı olur.
Astrolojinin Köklü Tarihi
Astroloji, insanlık tarihi kadar eski bir ilimdir. Babil, Mısır, Çin, Hint, Maya, Yunan ve Arap uygarlıkları, birbirinden bağımsız olarak gök gözlemlerini yaşam rehberi olarak kullanmıştır. M.Ö. 5800’lerden itibaren kayıt altına alınan Ay döngüleri, sistemli gözlemler ve doğum haritaları, astrolojinin köklerini oluşturur.
Yılmaz, eski astrologların aynı zamanda astronom, matematikçi ve fizikçi olduğunu hatırlatıyor: “Evrenin düzenini çözmeye çalışanlar, yaşamın yasalarını da anlamışlardır.”
Yıldızlar Yol Gösterir
Funda Yılmaz yazısını şöyle özetliyor:
“Astroloji, yaşam ile gökyüzü arasındaki bağı anlamamızı sağlar. Gezegenler kaderimizi yazmaz; sadece yoldaşlık eder. Asıl olan, kendimizi ve evreni tanıma yolculuğudur.”
Kaynakça:
- Kenan Yasin Bölükbaşı, Astrolojiye Giriş
- Carl Gustav Jung, Eşzamanlılık İlkesi (1960)
- Hermes Trismegistus, Kybalion – Üç İnisiyenin Öğretileri
- Carl Edward Sagan, Cosmos (1980)
Haber Editörü
Lalezar Ertürk
Fatma Soydaş’tan Gündeme Düşen İddialara Net Yanıt
Yasemin Yürük Hastanede Gözyaşlarını Tutamadı: “Ağrım Tarifsiz”
Ava Yaman’ın İftar Stili Sosyal Medyayı Salladı
Siyaset ve Ekran Bir Arada
Tülin Şahin’den Üzücü Haber: Meme Kanseri Riskiyle Yüzleşiyor
Mehmet Ali Erbil'den Şok İddia: Peygamber Soyundan Geliyorum
Sanat Tarihinde Devrim: Ahu Antmen Müzelerin Gücünü Ve Görünmezleri Anlatıyor
Zihin Dalgalanıyor: Ayşegül Dalokay’dan Sessiz Ama Sarsıcı Sergi
Yüzeyin Altında Ne Var? Sanat Dünyası Bu Sergiyi Konuşuyor
Atıktan Sanata Çarpıcı Dönüşüm: “Echos” Sergisi Pera’da Yankı Uyandırıyor
Yükleniyor




