Başkentte bazı mahallelere günlerdir ya hiç su verilmiyor ya da musluklardan sadece saatlerce bekleyenlere birkaç damla akıyor. ASKİ’nin “kuraklık” gerekçesiyle açıkladığı önlemler ise krizi durdurmaya yetmedi.
Su kesintileri ilk olarak “kuraklık” gerekçesiyle kamuoyuna duyuruldu. Ancak kısa süre sonra tablo değişti. Bu kez Kesikköprü–Kızılırmak hattında yaşanan boru patlamasının kesintilerin asıl nedeni olduğu açıklandı. ASKİ ekiplerinin günler süren tamir çalışmalarının ardından sorunun çözüldüğü ilan edildi.
ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, hattın iki kez patladığını kabul ederek, “Aynı boruyu onarmanın çözüm olmadığını gördük, çelik borularla değiştiriyoruz” demişti. Ancak bu açıklama da Ankaralıların susuzluğunu gidermeye yetmedi.
Aralık ayıyla birlikte su kesintileri daha da yoğunlaştı. Çankaya, Keçiören, Mamak başta olmak üzere Ankara’nın en kalabalık ilçelerinde kesintiler adeta rutin hale geldi. Bazı mahallelerde günlerce sadece birkaç saat su verildi, bazı noktalarda ise musluklar tamamen kurudu.
ASKİ bu kez kamuoyunun karşısına Çamlıdere Barajı’na kurulan “yüzer pompa sistemi” ile çıktı. Kuraklıkla mücadelede kritik adım olarak lanse edilen sistem büyük umutlarla tanıtıldı. Ancak baraj üzerine kurulan pompa istasyonu da su kesintilerini durduramadı. Başkentliler, “çözüm” denilen sistem devreye alınsa bile musluklardan hâlâ su akmadığını söylüyor.
Sistemin neden çalışmadığına ilişkin ciddi iddialar gündeme geldi. 20 pompanın dar bir su alanında yan yana çalıştırılmasının rezonansa yol açtığı, platform dengesinin bozulduğu ve esnek borularda kopma riski oluştuğu öne sürüldü.
Daha da çarpıcı iddiaya göre, sistemi besleyen mazotsuz jeneratör, Enerjisa hattındaki basit bir elektrik arızasında tamamen devre dışı kaldı. Ayrıca bir yıldır bakımı yapılmadığı ileri sürülen baraj kapaklarının suyu tam tutmadığı ve vantuz kontrollerinin ihmal edildiği de iddialar arasında yer aldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ ise bu iddialara ilişkin net bir açıklama yapmadı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın “Ankara’nın 200 günlük suyu var” açıklamasına rağmen sahadaki tablo bambaşka. Sosyal medyada gece yarısı çeşmelerden su doldurmak için oluşan uzun kuyrukların görüntüleri paylaşılıyor. Vatandaşlar bidonlarla sokaklara çıkıyor, bazı mahallelerde su adeta “nöbetle” alınıyor.
Krizin en çok tepki çeken yönü ise belirsizlik. ASKİ tarafından kesinti takvimi yayımlansa da listede olmayan mahallelerde de su kesintileri yaşanıyor. Resmî açıklamalarda ise “su kesintisi” ifadesi yerine “basınç sorunu” denilmesi vatandaşların tepkisini daha da artırıyor.
Ankaralılar, “Ne zaman su gelecek, ne kadar sürecek, neden kesiliyor?” sorularına net bir yanıt alamadıklarını söylüyor.
Kulislere yansıyan iddialara göre, su sorunu belediye yönetimi içinde de ciddi tartışmalara neden oldu. ASKİ’de son dönemde daire başkanı ve şube müdürü düzeyinde sık sık görev değişiklikleri yapıldığı öne sürülüyor. Bu durum, krizin sadece teknik değil, yönetimsel boyutları olduğu yönündeki tartışmaları da alevlendiriyor.