Doping Medya Reklam
artı5tv youtube reklamı
Alman Siyasetinde Mesai Fırtınası
Almanya’da çalışma saatleri ve emek politikaları yeniden ülke gündeminin ilk sırasına yerleşti.
Avrupa
Tarih: 20.01.2026 01:40
Güncelleme: 20.01.2026 01:43
Alman Siyasetinde Mesai Fırtınası
  • A-
  • A
  • A+

Hessen Eyaleti Başbakanı ve CDU’nun önde gelen isimlerinden Boris Rhein, dört günlük çalışma haftasına sert çıkarak Alman toplumuna açık bir mesaj verdi: Refahın yolu daha az çalışmaktan değil, daha çok üretmekten geçiyor. Rhein’in açıklamaları siyaset, ekonomi ve sendikalar cephesinde büyük yankı uyandırdı.

Dört Günlük Çalışma Haftası Almanya’yı Zayıflatır

Boris Rhein, yaptığı açıklamada dört günlük çalışma haftasının Almanya için ciddi bir risk oluşturduğunu savundu. Ülkenin ekonomik gücünün uzun çalışma geleneğiyle inşa edildiğini belirten Rhein, bu anlayıştan uzaklaşmanın refahı tehdit edeceğini dile getirdi. CDU’lu siyasetçiye göre Almanya, “daha az çalışmayı” normalleştiren bir noktaya sürükleniyor.

Rhein, “Almanya’da yeniden daha çok çalışmaya alışmamız gerekiyor. Daha az çalışarak bu ülkenin refahını koruyamayız” sözleriyle tartışmanın fitilini ateşledi.

Yunanistan Krizden Çıktı, Almanya Konforu Tartışıyor

Rhein’in en dikkat çekici çıkışı ise Yunanistan karşılaştırması oldu. Bir dönem iflasın eşiğine gelen Yunanistan’ın kısa sürede toparlanarak ekonomik büyüme ve istihdamda önemli mesafe kat ettiğini vurgulayan Rhein, iki ülke arasındaki zihniyet farkına dikkat çekti.

CDU’lu başbakana göre Yunanistan’da artık cumartesi gününün de çalışma gününe eklenmesi ve altı günlük çalışma haftası konuşulurken, Almanya’da dört günlük çalışma haftasının gündeme gelmesi ciddi bir çelişki oluşturuyor.

Performans Suç Değildir, Toplumsal Bir Değerdir

Boris Rhein, performans ve çalışkanlığın Almanya’da giderek olumsuz bir algıya sürüklendiğini savundu. Üretken insanların haksız yere eleştirildiğini belirten Rhein, performans kavramını güçlü sözlerle savundu.

Rhein’e göre çalışan ve üreten bireyler, bencil ya da acımasız değil; aksine topluma katkı sunan, ortak refahı büyüten insanlar. “Performans lanetli bir şey değil, aksine toplumun ayakta kalmasını sağlayan temel değerdir” diyen Rhein, siyasetin bu emeği daha fazla teşvik etmesi gerektiğini ifade etti.

Alman Halkında Çalışma İsteği Var, Siyaset Geride

Hessen Başbakanı, sahada yaptığı görüşmelere de dikkat çekti. İnsanların çalışmaktan kaçmadığını, aksine büyük bir istek ve gayret gösterdiğini söyleyen Rhein, sorunun siyasi sistemin bu çabayı yeterince ödüllendirmemesi olduğunu savundu.

Ona göre devletin görevi, çalışanı ve üreteni görmezden gelmek değil; tam tersine bu emeği somut politikalarla desteklemek.

Mini Job Sistemi Artık Sorgulanıyor

Çalışma tartışması sadece çalışma günleriyle sınırlı kalmadı. CDU’nun işçi kanadı, Almanya’daki mini job sistemine yönelik kapsamlı bir değişiklik önerisiyle gündeme geldi. Parti kongresine sunulması planlanan taslakta, mini job’ların ciddi biçimde sınırlandırılması öngörülüyor.

Başlangıçta geçici bir çözüm olarak sunulan bu modelin, zamanla kalıcı ve güvencesiz bir çalışma düzenine dönüştüğü savunuluyor.

Daha Fazla Net Maaş, Daha Az Güvence Anlamına Geliyor

CDU’lu işçi temsilcilerine göre mini job’lar kısa vadede cazip görünse de uzun vadede çalışanlar için büyük riskler barındırıyor. Sosyal güvenlikten yoksun bu sistemin, özellikle yaşlılıkta ve kriz dönemlerinde çalışanları korumasız bıraktığı vurgulanıyor.

Bu nedenle mini job’ların kademeli olarak sosyal sigortalı, tam güvenceli işlere dönüştürülmesi hedefleniyor.

Almanya Yeni Bir Çalışma Döneminin Eşiğinde

Boris Rhein’in çıkışıyla birlikte Almanya’da çalışma kültürü, refah anlayışı ve sosyal devlet modeli yeniden sorgulanmaya başlandı. Bir tarafta iş-yaşam dengesi ve daha kısa mesai talep edenler, diğer tarafta daha fazla çalışma olmadan ekonomik gücün korunamayacağını savunanlar bulunuyor.

Önümüzdeki dönemde dört günlük çalışma haftası, altı gün mesai ve mini job’ların geleceği, Almanya siyasetinin en sert ve belirleyici tartışmalarından biri olmaya aday.

Haber Editörü

Cem Polat

Yorum Yazın

34 Yıllık Bağımlılığı Yendi, Eğitmen Oluyor

Galatasaray, Atletico’yu Durdurdu

New York’ta Dijital Sanat Manifestosu: “310 Sanatçı Portresi (2025)”

Diplomasinin Tuvale Yansıyan Yüzü: “Kesişen Dünyalar”

Pera Müzesi’nde Yarıyıl Tatiline Sanat Damgası

Galerist’te Taştan Doğan Bir Dünya “Kayada Büyüdüm Ben”

EVİN’de Kadim Ruhların Uyanışı: “Şamanlar ve Mitler”

İstanbul Modern’de Sinemanın Geleceğine Yolculuk

Beckham Ailesinde Sessizlik Bozuldu

Sahnede Tarihi Buluşma

Spor ve Sinema Aynı Karede Buluştu

Onur Saylak’tan Kalpleri Isıtan Paylaşım

Lal Batman’dan Gösterişe Cesur Bir Meydan Okuma: The Grand Excess

“Fahriye Evcen’den Şaşırtan Geri Dönüş”

Farklı Coğrafyalar, Tek Vicdan

Kültürün Hafızası Sahnede: Yaşayan İnsan Hazineleri Onurlandırdı

Bahçeli’den Bihter–Behlül Benzetmesi

Şam’dan SDG’ye 4 Günlük Ültimatom

Nusaybin Sınırında Alçak Provokasyon! Türk Bayrağına Saldırıya Devletten Sert Tepki

Bayrağa Uzanan Eller Türkiye’yi Ayağa Kaldırdı

Özel’den Bahçeli’ye Tarihi Emekli Çağrısı

Alman Siyasetinde Mesai Fırtınası

Teslim Olmadılar: YPG Yeniden Silaha Sarıldı

Linet’ten Gazze Çıkışı: Bu Bir İnsanlık Dramı Değil, Açık Bir Soykırım!

Dolmabahçe’de Son Nefes! Beşiktaş’tan 90+5’te Patlayan Zafer

Galata Rum Okulu’nda Akla Meydan Okuyan Bir Sergi: TÖZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Net Mesajlar: Şara’yı Tebrik Ettim, Terör Devri Bitti

Erdoğan: Artık İzleyen Değil, İzlenen Türkiye Var!

Sarı-Lacivertliler Forvette Dünyayı Sarsıyor

Beştepe’de Tarihi Toplantı: Suriye, Gazze, Terör

Yükleniyor

Doping Medya Reklam
artı5tv youtube reklamı