Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki AK Parti, İran'a yönelik provokatif saldırı sonrası sert bir bildiri yayımladı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İsrail güvenliği bahane edilerek egemen bir devlete yapılan bu saldırı, bölgeyi kasıp kavurmak isteyen bir savaş çığlığıdır. Kimsenin bir ülkenin rejimini değiştirmeye hakkı yoktur; bu, iç savaştan başka bir şey getirmez" dedi.
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında olağanüstü bir gündemle toplandı. Toplantının ana maddesi, İran’a yönelik gerçekleştirilen ve uluslararası dengeleri altüst eden saldırı oldu. Toplantı sonrası kameraların karşısına geçen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail ve ABD’nin Orta Doğu’da oynadığı oyuna sert çekiç vurdu.
"DİPLOMASİ RAFA KALDIRILDI, SAVAŞ TERCİH EDİLDİ"
Çelik, İran’a yönelik saldırıyı "tarihi bir eşik" olarak nitelendirerek, uluslararası topluma çağrıda bulundu. "İran’a yönelik bu alçak saldırı, sadece bir ülkeye müdahale değil, küresel barış umutlarına indirilmiş bir darbedir. Nükleer görüşmeler devam ederken diplomasi masasını dağıtmak, savaşı tercih etmektir. Cumhurbaşkanımızın yoğun çabalarla kurmaya çalıştığı diyalog zemini, bu hukuksuz saldırıyla havaya uçurulmuştur" ifadelerini kullandı.
"BİR İLKOKUL HEDEF ALINDI, KATLİAM VAR"
Saldırının insani boyutuna dikkat çeken Çelik, dehşete düşüren bir ayrıntıyı paylaştı. "Saldırıda masum siviller, çocuklar hedef alındı. Bir kız ilkokulunun bombalanması sonucu onlarca öğrencimiz hayatını kaybetti. Bu, savaş hukukunun en temel ilkelerinin dahi ayaklar altına alındığının göstergesidir. İran halkının ve devletinin yaşadığı bu acıyı yürekten paylaşıyor, taziyelerimizi sunuyoruz" dedi.
"REJİM BAHANESİYLE DEVLET ÇÖKERTMEK ÇAĞ DIŞI KALDI"
Çelik'in açıklamalarının en dikkat çekici bölümü ise "rejim dayatması" konusunda geldi. Sözcü, Batılı güçlerin Orta Doğu'ya biçtiği kefeni yırtarcasına konuştu:
"Birleşmiş Milletler üyesi egemen bir ülkeye saldırının gerekçesi olarak 'o ülkenin rejimi' gösterilemez. Bu, sömürgeci zihniyetin 21. yüzyıldaki tezahürüdür. Rejimi bahane ederek bir ülkenin devlet mimarisini hedef almak, o toplumu kaosa sürüklemektir. Tarih gösteriyor ki, nerede bir rejim değişikliği dayatılmışsa oraya iç savaş, gözyaşı ve istikrarsızlık gelmiştir. İsrailli yetkililerin açıkça 'İran halkını ayaklanmaya çağırması', devleti çökertme operasyonunun itirafıdır."
"BÖLGESEL SAVAŞ TUZAĞINA DÜŞMEYECEĞİZ"
Türkiye’nin bundan sonraki süreçte oynayacağı role de değinen Çelik, İran’ın misilleme hakkını tanıdıklarını ancak tansiyonun daha da yükselmemesi gerektiğini vurguladı. "İran'ın meşru savunma hakkı saklıdır. Ancak provokatörler, bölgesel bir savaşın fitilini ateşlemek istiyor. Türkiye olarak bu tuzağa düşmeyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Alman Şansölyesi Scholz ile yaptığı görüşmede olduğu gibi, tüm tarafları itidal ve diyaloğa davet ediyoruz. Ateşe körükle gitmek kimseye fayda getirmez."
"TÜRKİYE TÜM SENARYOLARA HAZIR"
Olası bir göç dalgası ve küresel ekonomik krize karşı Türkiye’nin hazırlıklı olduğunu belirten Çelik, "İran sınırında her türlü gelişmeye karşı devlet birimlerimiz tam koordinasyon halinde. Hürmüz Boğazı'ndaki olası gerginlik ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma küresel ekonomiyi vuracaktır. Tecrübeli ekonomi yönetimimiz, bu negatif senaryoları absorbe edecek tedbirleri çoktan aldı. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın tahliyesi için tüm imkanlar seferber edilmiştir" diyerek sözlerini tamamladı.