Orta Doğu'nda gerilim tırmanıyor! İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarıyla başlayan ve kısa sürede 12 ülkeye yayılan bölgesel savaşın 6. gününde, Tahran yönetiminden dünyayı ayağa kaldıran bir iddia geldi. İran, Amerikan donanmasının gururu USS Abraham Lincoln uçak gemisini hedef aldığını duyurdu. ABD ise bu iddiayı sert dille yalanladı.
İran resmi haber ajansının duyurduğu bilgiye göre, Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, operasyonun detaylarını paylaştı. Açıklamada, ABD'nin nükleer uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün, Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmek amacıyla Umman Denizi'nde İran karasularına yaklaştığı belirtildi.
İranlı yetkililer, geminin İran deniz sınırına 340 kilometre mesafeye kadar sokulması üzerine harekete geçtiklerini ifade etti. Yapılan yazılı açıklamada, "DMO Deniz Kuvvetleri'ne ait insansız hava araçları, İran sularına yaklaşan ABD savaş gemisini hedef almıştır. USS Abraham Lincoln, beraberindeki muhrip savaş gemileriyle birlikte vurulma korkusuyla bölgeden hızla kaçmış ve bin kilometreden fazla uzaklaşmıştır" ifadelerine yer verildi.
Ancak ABD cephesinden gelen açıklamalar İran'ın iddialarını tamamen çürütür nitelikte. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ve Pentagon yetkilileri, gemiye yönelik herhangi bir saldırı veya taciz olayının yaşanmadığını duyurdu.
Yetkililer, "İran'ın açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır. USS Abraham Lincoln'e herhangi bir füze veya İHA yaklaşmamıştır. Gemi, planlanan görevine ve rutin devriyesine kesintisiz bir şekilde devam etmektedir" açıklamasını yaptı. Pentagon kaynakları, bölgedeki tüm Amerikan unsurlarının teyakkuz halinde olduğunu ve herhangi bir tehdide karşı anında karşılık vermeye hazır olduklarını vurguladı.
Peki bu gerilimin odağındaki USS Abraham Lincoln neden bu kadar önemli? İşte dünyanın en güçlü savaş gemilerinden birinin çarpıcı özellikleri:
İran'ın bu sansasyonel açıklaması, aslında savaşın seyrine dair önemli ipuçları veriyor. Uzmanlar, Tahran yönetiminin, sahadaki askeri başarısızlıklarını örtbas etmek veya iç kamuoyuna moral vermek için böyle bir propagandaya başvurmuş olabileceğini değerlendiriyor. Öte yandan ABD'nin bu iddiaları yalanlaması, Washington'ın çatışmanın daha da genişlemesini istemediği şeklinde yorumlanıyor.
Ancak ne olursa olsun, Orta Doğu semalarında dolaşan bir hayalet var: Savaşın büyüyerek tüm bölgeyi ateşe verme ihtimali. Gözler şimdi, bu "dedim-dediler" savaşının ardından sahada kimin gerçekten galip geleceğine çevrilmiş durumda.