İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik beklenmedik saldırısı, sadece bölgeyi değil, Türkiye ekonomisini de ateşe attı! Jeopolitik risklerin tırmanmasıyla birlikte analistler ekonomik senaryoları çöpe attı. Yıl sonu için enflasyon beklentileri çığ gibi büyürken, faiz indirimi hayali suya düştü. Büyüme yavaşlayacak, cari açık ise kontrolden çıkıyor.
Küresel piyasalar, İran'a yönelik sürpriz saldırının yankılarıyla sarsılırken, Türkiye ekonomisi adeta bir "enerji şoku" ile karşı karşıya kaldı. Artan petrol fiyatları, tüm makroekonomik dengeleri altüst ederken, uzmanlar kalemlerini tek tek kırmızıya boyuyor. İşte savaşın ekonomide yarattığı büyük yıkımın rakamsal detayları...
Merkez Bankası daha dün gibi yıl sonu enflasyonunu yüzde 16 olarak hedefliyordu. Ancak savaşın getirdiği yıkım bu hesapları paramparça etti! Analistler, güncellenen tahminlerle yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 25'in üzerine fırlattı. Petrol fiyatlarındaki ateş, enflasyonu körüklerken, vatandaşın alım gücü erimeye devam edecek. Özellikle akaryakıt fiyatlarına gelecek yeni zam dalgasının, mart ayı enflasyonunu patlatması ve yüzde 2'nin çok üzerine çıkarması bekleniyor.
Savaşın gölgesinde faiz indirimi umutları da tamamen tükendi. TCMB'nin mart ayında eli kolu bağlanırken, yıl sonu politika faizi tahminleri tavan yaptı. İyimser senaryolarda faizin yüzde 31'e çıkması beklenirken, gerilimin artması halinde bu oranın yüzde 32'yi bulabileceği konuşuluyor. Analistler, "Merkez Bankası'nın faiz indirmesi bir yana, mevcut sıkı duruşunu daha da sertleştirmesi gerekebilir" yorumunu yapıyor.
Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, Türkiye'nin cari açığına adeta dinamit yerleştiriyor. Ekonomistler, savaşın yol açtığı enerji maliyetiyle birlikte 2026 yılı cari açık tahminini tepetaklak etti. Daha önce 36 milyar dolar olarak öngörülen açık, savaşın gölgesinde 45 milyar dolara fırladı. Bu durum, döviz ihtiyacını artırırken, dış finansmanda da sıkıntılar yaşanabileceğine işaret ediyor.
Artan maliyetler ve belirsizlik, üretim bandını da vurdu. Küresel talepteki yavaşlamayla birleşen enerji şoku, büyüme rakamlarını da aşağı çekti. 2026 yılı için yüzde 4 olarak beklenen büyüme tahmini, yüzde 3,8'e geriledi. Uzmanlar, "Bu sadece başlangıç, savaş uzarsa büyüme daha da düşebilir" uyarısında bulunuyor.
Savaşın panik havası piyasalara yansırken, Merkez Bankası adeta siper oldu. Savaşın ilk haftasında (6 Mart haftası) rezervlerde yaşanan erime dudak uçuklattı. TCMB, piyasayı sakinleştirmek için tam 13 milyar 200 milyon dolarlık dev bir satış gerçekleştirdi. Bu dev müdahale sonucu brüt döviz rezervi 12.7 milyar dolar azalırken, swap hariç net rezervdeki düşüş ise 13.9 milyar doları buldu. Uzmanlar, "Bu kadar kısa sürede bu denli büyük bir müdahale, Merkez'in ne kadar endişeli olduğunu gösteriyor" yorumunu yapıyor.
Analizler, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki yıkıcı etkisini de gözler önüne seriyor. Brent petrolün 90 dolar seviyesinde kalması durumunda, dolaylı etkilerle birlikte enflasyona eklenen yükün 4.1 ila 5.6 puan arasında olabileceği hesaplanıyor. Her ne kadar eşel-mobil sistemi vergi ayarlamalarıyla bu etkiyi kısmen sınırlamaya çalışsa da, önümüzdeki günlerde akaryakıt pompalarına ve ardından tüm ürünlere yansıyacak zamlar kaçınılmaz görünüyor.