28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in ortak saldırısıyla alevlenen savaşta İran'ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney, dünyayı ayağa kaldıran bir çıkış yaptı. Ayetullah Ali Hamaney'in suikast sonucu öldürülmesinin ardından dini liderlik koltuğuna oturan Hamaney, Türkiye ve Umman'a yönelen füzelerle ilgili bomba gibi bir iddia ortaya attı.
Hamaney, savaşın kaderini değiştirecek nitelikteki açıklamasında, "Türkiye ve Umman topraklarına isabet eden ya da düşürülen füzeler, kesinlikle İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetlerine ya da Direniş Cephesi'ne ait değildir" ifadelerini kullandı. Bu çarpıcı sözler, daha önce üç füzenin NATO sistemleri tarafından düşürüldüğünü duyuran Türkiye'den yeni bir açıklama beklentisini ateşledi.
Açıklamasında gözdağı veren Hamaney, füzelerin asıl göndericisinin İsrail olduğunu öne sürerek, "Bu, Siyonist düşmanın İran ile komşuları arasına nifak sokmak için başvurduğu alçakça bir sahte bayrak girişimidir. Benzer tuzaklar başka ülkelerde de kurulabilir. Körfez'deki kardeşlerimiz dikkatli olsun" dedi.
Yeni lider, iç cephedeki gücünü de gösteren bir üslupla İran halkına seslendi: "Sizler 12 Ocak'ta kalkışmayı bastırarak tarih yazdınız. Şimdi de küresel kibire karşı aynı direnci göstereceksiniz." Hamaney, komşularla ilişkileri güçlendirmeye kesin inançları olduğunu vurgularken, gözler yeniden Türkiye sınırlarına çevrildi.
Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana İran'dan fırlatılan ve Türkiye'ye yönelen üç füzenin, NATO'nun entegre savunma sistemleri tarafından başarıyla imha edildiği öğrenildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce "Tüm tedbirler alındı" açıklaması, bu müdahalelerle somut bir zemine oturdu. Milli Savunma Bakanlığı ise her üç olayda da İran'dan resmi açıklama talep ettiğini, Tahran yönetiminden ise "Biz yapmadık" yanıtından başka bir açıklama gelmediğini duyurdu.
Mücteba Hamaney'in bu açıklamaları, bölgede adeta deprem etkisi yarattı. Analistler, füzelerin kime ait olduğu kadar, "Sahte bayrak" vurgusunun yeni bir cephe açma riski taşıdığına dikkat çekiyor. Ortadoğu'nun kanayan yarasına dönüşen bu savaşta, Türkiye'nin olası bir yanlış anlamaya izin vermeyeceği belirtilirken, Hamaney'in yaralı olduğu yönündeki iddialar da gündemdeki yerini koruyor.