Eski RTÜK Başkanı, mevcut Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin'in, "görev ahlakı gereği" istifa ettirdiğini söylediği kızının aslında işsiz kalmadığı, aksine devletin kritik bir kurumunda sınavsız ve istisnai kadroyla göreve başladığı ortaya çıktı.
Türk Telekom CEO'luğu koltuğuna oturduktan sonra, şirkette çalışan kızı Zeynep Melike Şahin'i istifa ettirdiğini açıklayan Ebubekir Şahin, bunu "akraba kayırmacılığına karşı duruş" olarak sunmuştu. Ancak gerçek çok geçmeden gün yüzüne çıktı.
Türk Telekom'dan ayrılan Zeynep Melike Şahin'in, kısa süre içinde Rekabet Kurumu'nda göreve başladığı belirlendi. Üstelik bu atama, kamuoyunda sıkça tartışılan istisnai kadro üzerinden ve herhangi bir sınav süreci olmaksızın yapıldı.
BirGün'den İsmail Arı'nın haberine göre, Zeynep Melike Şahin Rekabet Kurumu'nda Özel Kalem Müdürlüğü bünyesinde memur olarak görevlendirildi. Böylece "etik gerekçelerle istifa" söylemi, yerini "kurumlar arası sorunsuz geçiş" gerçeğine bıraktı.
Ebubekir Şahin, Türk Telekom'a atanmasının ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
"Kızım Zeynep Melike, Türk Telekom'da en alt kademeden uzman yardımcısı olarak çalışıyordu. CEO olunca bu görevi sürdürmesini doğru bulmadım. Kendisiyle konuştum ve istifa etmesi gerektiğini söyledim. Bu benim temel prensibimdir. Görev yaptığım hiçbir yerde akraba kollaması yapmadım."
Ancak gelinen noktada, bu sözlerin kamuoyunu ikna etmekten uzak kaldığı görülüyor.
Ortaya çıkan bilgiler, tartışmanın yalnızca bir isimle sınırlı olmadığını gösteriyor. Ebubekir Şahin'in RTÜK Başkanlığı döneminde;
kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında yer almıştı.
Tartışmalar bununla da sınırlı kalmadı. Ebubekir Şahin'in eşi Nalan Şahin'in, TRT'den uzun süre işe gitmeden maaş aldığı iddiaları gündeme gelmişti. Bu haberlerin ardından ise dikkat çekici bir adım atıldı.
Söz konusu iddiaları gündeme taşıyan haberler için erişim engeli kararları aldırıldı. Hatta bu konuyu yorumlayan gazeteciler Ünsal Ünlü ve İrfan Değirmenci'nin YouTube yayınları dahi erişime kapatılarak videoların silinmesine hükmedildi.
Kamuoyunda giderek artan tepkinin odağında ise tek bir soru var:
Liyakat mı esas alındı, yoksa sadakat mi korundu?
Bir istifa hikâyesi olarak sunulan süreç, bugün gelinen noktada, "etik" söylemiyle örtülen bir ayrıcalıklar zinciri olarak tartışılmaya devam ediyor.