Mustafa Özbakır'ın "Kabuklarımla Bir Meyve Miyim Yara Mı" başlıklı yeni sergisi, tanıdık yüzlerin ardına gizlenmiş unutulmuş acıları, kabuk bağlamış yaraları ve içimize sinmiş sessizlikleri gün yüzüne çıkarıyor. Bu sergide bakmak yetmiyor; insan, baktığı yerde kendine rastlıyor.

Özbakır'ın tuvallerinde yüzler estetik bir temsilden çok, zamanın izlerini taşıyan birer hafıza alanı. Resimler; dramatik bir hikâyenin zirvesinde donmuş anlar değil, çoktan yaşanmış, içinden geçilmiş ve geriye sessiz bir sızı bırakmış hayat kesitleri gibi duruyor. Tanıdık ama yabancı, sakin ama huzursuz… Her yüz, izleyicinin kendi yarasına doğru açılan bir kapı.
Sergi metnini kaleme alan Nazlı Pektaş, Özbakır'ın dünyasını tek bir metaforla özetliyor: sis. Bu sis, görüntüyü saklamıyor; aksine onu özüne hapsediyor. Beden ile ağaç gövdesi, ten ile kabuk, meyvenin tatlı içiyle gözyaşının tuzu aynı girdapta dönüyor. Burada kabuk, sadece koruyucu bir katman değil; varoluşun kendi trajedisini sakladığı sert bir yapı taşı. İzleyici bu sisin içine girdikçe, kendi çekirdeğiyle yüzleşiyor.
Özbakır'ın resimleri, sanat tarihine göz kırpıyor ama ona yaslanmıyor. Rembrandt'ın zamanla aşınmış otoportrelerindeki dirençli hakikat, Caravaggio'nun karanlıktan çekip aldığı figürler, Géricault'nun yüzü toplumsal bir yaraya dönüştüren bakışı… Tüm bu referanslar, bir ustalar galerisi oluşturmak için değil; yüzü estetik bir nesneden çıkarıp tanıklık eden bir yüzeye dönüştürmek için hissediliyor.
Bu sergide yapay bir melankoli yok. Özbakır, acıyı romantize etmiyor; kabuğu kaldırmayı deniyor. Yaranın iyileşmiş hâliyle değil, altında yatan sert hakikatiyle ilgileniyor. Çünkü bu resimler, iyileşmenin değil, bakabilmenin cesaretinden doğuyor.
Sergiye Cem Adrian'ın özel olarak bestelediği "Yara" adlı şarkı eşlik ediyor. Müzik, mekânın duvarlarında yankılanırken, resimlerle birlikte izleyicinin kalbinde dolaşıyor. Görsel ve işitsel hafıza, Kun Art Space'te tek bir duyguya dönüşüyor: ağır, sessiz ve kaçınılmaz.
1982 Adana doğumlu Mustafa Özbakır, Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu. Eserleri ulusal ve uluslararası birçok sergide yer alan sanatçı, çalışmalarını Adana'daki atölyesinde sürdürüyor. "Kabuklarımla Bir Meyve Miyim Yara Mı", Özbakır'ın kişisel dilinin en cesur ve en çıplak hâllerinden biri olarak dikkat çekiyor.