Baykar tarafından duyurulan tam otonom kol uçuşu ve hava devriyesi testi, Yunanistan'da adeta soğuk duş etkisi yarattı.
Yunan medyası, testin ardından yaptığı analizlerde Türkiye'nin insansız savaş doktrinini "kaçınılmaz ve durdurulması son derece zor bir tehdit" olarak nitelendirirken, Ankara'nın hedefinin artık netleştiğini vurguladı.
Yunan Basını Açıkça Yazdı: "Bu Bizim İçin Muazzam Bir Maliyet"
Yunanistan merkezli savunma ve güvenlik sitesi Pentapostagma, KIZILELMA testlerini mercek altına aldığı analizinde çarpıcı ifadeler kullandı. Haberde, Türkiye'nin askeri stratejisinin temelinde insan kaybını sıfıra yaklaştırırken, karşı taraf üzerindeki baskıyı en üst seviyeye çıkarma hedefinin yattığı belirtildi.
Analizde şu dikkat çekici yoruma yer verildi:
"Ankara, havada, karada ve denizde insansız sistemlerle savaşan bir ordu inşa ediyor. Bu stratejinin Yunanistan için ekonomik, askeri ve psikolojik maliyeti son derece ağır olacaktır."
Haberde, üst düzey bir Türk savunma yetkilisinin daha önce yaptığı açıklamaya da atıfta bulunuldu. Söz konusu açıklamada Türkiye'nin nihai hedefi şu ifadelerle özetlenmişti:
"Karada, denizin altında ve havada tamamen insansız bir silahlı kuvvet kurmayı hedefliyoruz. Kendi askerimizin hayatını riske atmadan, düşman için savaşın maliyetini artıracak bir yapı inşa ediyoruz."
Yunan basınına göre bu yaklaşım, klasik savunma refleksleriyle karşılanamayacak kadar radikal ve oyunun kurallarını değiştiren bir doktrin anlamına geliyor.
Baykar tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, test kapsamında iki adet Bayraktar KIZILELMA, hiçbir insan müdahalesi olmadan otonom yakın kol uçuşu ve hava devriyesi görevlerini başarıyla tamamladı.
Bu testte:
PT3 (3. prototip)
PT5 (5. prototip)
kod adlı iki insansız savaş uçağı, peş peşe havalanarak Baykar mühendisleri tarafından geliştirilen akıllı sürü otonomi algoritmaları ile koordineli şekilde uçtu.
Şirket, havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağının otonom olarak yakın muharebe formasyonunda uçtuğunu özellikle vurguladı.
Test sırasında KIZILELMA'lar, Baykar'ın "otonom savaş pilotu" olarak tanımladığı yazılım sistemi altında hareket etti. Bu sistem sayesinde uçaklar:
Birbirlerinin konumunu anlık olarak algıladı
Formasyonlarını otonom şekilde ayarladı
Yakın muharebe manevralarını insan kontrolü olmadan gerçekleştirdi
Bu kabiliyet, insanlı savaş uçaklarının bugüne kadar üstlendiği en karmaşık hava görevlerinin dahi artık makinelere devredilebileceğini ortaya koydu.
Aynı test kampanyası kapsamında KIZILELMA'lar, modern hava savaşının kritik unsurlarından biri olan CAP (Muharebe Hava Devriyesi) görevini de icra etti.
Otonom filo yazılımı sayesinde insansız jetler:
Önceden belirlenen rota boyunca devriye gezdi
Hava sahasını koruma senaryolarını uyguladı
Grup halinde koordineli hareket kabiliyetini kanıtladı
Baykar, bu testin ardından gelecekte önleme ve hava savunma görevlerinin, insanlı uçaklara ihtiyaç duyulmadan KIZILELMA oluşumları tarafından yerine getirilebileceğini açıkladı.
Pentapostagma analizinde en dikkat çekici bölüm ise şu ifadeler oldu:
"Türk Silahlı Kuvvetleri, kendi personelini riske atmadan her senaryoda vurucu güç oluşturabilecek insansız bir hava kolu inşa ediyor. Bu, Yunanistan'ın artık görmezden gelemeyeceği çıplak bir gerçektir."
Analize göre bu gelişme, yalnızca askeri dengeleri değil, caydırıcılık anlayışını da kökten değiştiriyor.
Savunma uzmanları, KIZILELMA'nın otonom kabiliyetlerinin olgunlaşmasıyla birlikte:
İnsanlı savaş uçaklarının riskli görevlerden çekileceğini
Hava sahasında daha uzun süreli ve düşük maliyetli operasyonların mümkün olacağını
Türkiye'nin bölgesel hava gücünde oyun kurucu konuma yükseleceğini belirtiyor.
Kısacası KIZILELMA, yalnızca bir insansız savaş uçağı değil; Türkiye'nin geleceğin savaş doktrinini bugünden hayata geçirdiğinin en net göstergesi olarak görülüyor.