Uluslararası turnesini sürdüren ünlü piyanist, sosyal medya hesabından yaptığı çarpıcı paylaşımla hem hayranlarını hem sanat camiasını derinden etkiledi.
Sahnedeki başarıya rağmen iç dünyasında verdiği savaşı açık sözlerle anlattı.
New York, Los Angeles, Montreal… Peş peşe verilen konserler, dolup taşan salonlar, aylar öncesinden tükenen biletler…
Ancak Say'a göre tablo dışarıdan göründüğü kadar parlak değil.
Sanatçı, "Konserde bin kişi mutlu, bir kişi mutsuz" diyerek kendi iç hesaplaşmasını gözler önüne serdi. Sahnedeki kusursuz performansın ardından bile zihninde bitmeyen bir mücadele yaşadığını ifade etti.
Turne sırasında yaşadığı fiziksel ve psikolojik yorgunluğu anlatan Say, kabuslardan, bedeninde hissettiği karıncalanmalardan ve zihninde büyüyen korkulardan söz etti.
Özellikle sağlıkla ilgili endişelerinin tekrar tetiklendiğini dile getiren sanatçı, bu süreci adeta bir "iç savaş" olarak tanımladı.
Başarı, alkış, övgü…
Ama bir anda gelen tıkanma hissi.
Paylaşımında sık sık filozof Nietzsche'ye atıfta bulunan Say, sanatçının en büyük savaşının bazen kendi içinde olduğunu söyledi.
"Savaşacak bir şey bulamayan insan kendine saldırır" sözünü hatırlatan ünlü piyanist, yıllardır bu döngüyle mücadele ettiğini ifade etti.
En çok yankı uyandıran cümlesi ise şu oldu:
"Ölmek daha iyi mutsuz olmaktan."
Bu söz, sosyal medyada büyük bir tartışma başlattı. Hayranları sanatçıya destek mesajları yağdırırken, bazı kullanıcılar bu açıklamayı "sanatçının en çıplak itirafı" olarak yorumladı.
Konser sonrası yüzlerce kişinin tebrik ettiği Fazıl Say, buna rağmen eksi derecelerde otele yürüdüğünü ve içindeki mutsuzluğu bastıramadığını anlattı.
"Benim umurumda değilse kimin umurunda?" sözleri, sanatçının başarı ile iç huzur arasındaki çatışmasını ortaya koydu.
Fazıl Say'ın paylaşımı, sanat dünyasında bir kez daha şu soruyu gündeme taşıdı:
Alkışlar gerçekten iyileştirir mi?
Yoksa en büyük savaş, sahneden indikten sonra mı başlar?
Sanatçının sözleri uzun süre konuşulacağa benziyor…