"Terörsüz Türkiye" hedefine yaklaşıldıkça provokasyonların arttığını belirten Bahçeli, DEAŞ terör örgütünün yeniden sahaya sürülmek istendiğini söyledi.
Bahçeli, terör örgütünün uyuyan hücrelerinin sistemli biçimde harekete geçirildiğini vurgulayarak, bu girişimlerin tesadüf olmadığını ve dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin terörle mücadelede tarihi bir dönemeçten geçtiğini dile getiren Bahçeli, kararlı adımların bazı odakları rahatsız ettiğini söyledi. "Terörsüz Türkiye" hedefinin artık bir temenni değil, fiilen ilerleyen bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Bahçeli, DEAŞ'ı "cinayet makinesi" olarak nitelendirerek, örgütün istihbarat savaşlarının bir aparatı haline getirildiğini ifade etti. Uyuyan hücrelerin kademeli şekilde uyandırılmasının milli güvenlik açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı.
Milli güvenliğin bir beka meselesi olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye'nin tüm güvenlik birimlerinin teyakkuz halinde olduğunu söyledi. Terör tehdidine karşı tavizsiz, kapsamlı ve çok boyutlu bir mücadelenin sahaya yansıtılacağını ifade etti.
Bahçeli, Türkiye'ye karşı yürütülen psikolojik, stratejik ve istihbari saldırıların da en az fiziki tehditler kadar tehlikeli olduğunu belirtti. Örtülü operasyonlara karşı her alanda hazırlıklı olunması gerektiğini kaydetti.
Gazze, Sudan, Yemen ve Somali'de yaşanan çatışmalara değinen Bahçeli, bu coğrafyalarda insanlığın büyük bir sınavdan geçtiğini söyledi. Emperyalist politikaların bölgeleri istikrarsızlığa sürüklediğini vurguladı.
Somali'nin kuzeybatısındaki Somaliland üzerinden yürütülen girişimlere dikkat çeken Bahçeli, İsrail'in sözde tanıma hamlelerinin bölgeyi daha büyük bir kaosa sürükleyeceğini ifade etti. Türkiye'nin Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanında olması gerektiğini söyledi.
Suriye'de kalıcı barışın ancak iç uyum ve istikrarla mümkün olabileceğini belirten Bahçeli, SDG/YPG'nin İsrail'in taşeronluğundan vazgeçmesi gerektiğini dile getirdi. Aksi yöndeki her adımın bölge güvenliğini tehdit edeceğini ifade etti.
Balıkesir, Çankırı ve Kocaali'de düşen insansız hava araçları ile Libya heyetini taşıyan özel jetin düşüşüne değinen Bahçeli, bu olayların dikkatle analiz edilmesi gerektiğini söyledi. Yaşanan gelişmelerin ciddi soru işaretleri barındırdığını belirtti.
Bahçeli, Türk ile Kürt arasına nifak sokulmak istendiğini belirterek, milli birlik ve kardeşliğin korunmasının tarihi ve ahlaki bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Uyuşturucu, bahis çeteleri, ahlaki yozlaşma ve toplumsal çürümeye karşı sert mesajlar veren Bahçeli, Türkiye'nin bu yapılarla kararlılıkla mücadele edeceğini söyledi. Temiz toplum ve temiz gelecek vurgusu yaptı.
Bahçeli, Yalova'da DEAŞ'lı teröristlerin saldırısında şehit olan polisleri anarak, yaralılara acil şifalar diledi. Yeni yılın Türkiye'nin güvenliğine, birliğine ve huzuruna vesile olması temennisinde bulundu.