MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'de yaşanan son askeri gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamalarla hem bölge ülkelerine hem de küresel aktörlere çok net bir mesaj verdi. Bahçeli, Suriye ordusunun sahadaki ilerleyişinin SDG'nin yıllardır oluşturduğu güç algısını yerle bir ettiğini vurguladı.
Bahçeli, Suriye ordusunun PKK/SDG karşısında elde ettiği askeri üstünlüğün yalnızca bir operasyon başarısı olmadığını belirterek, bu tablonun sahadaki gerçekleri bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu söyledi. Şam yönetiminin ülke genelinde kontrolü yeniden sağlama iradesinin artık tartışma götürmez hâle geldiğini ifade etti.
Suriye ordusunun ilerleyişinin, SDG'nin iddia edildiği gibi organize, güçlü ve kalıcı bir yapı olmadığını gösterdiğini vurgulayan Bahçeli, örgütün askeri ve siyasi kapasitesinin abartıldığını belirtti. Sahadaki çözülmenin hızlanarak devam ettiğini söyledi.
Bahçeli, SDG'nin kendisini Suriye Kürtlerinin temsilcisi gibi göstermesinin bilinçli bir algı operasyonu olduğunu ifade etti. Kürt halkı ile SDG'nin kesin biçimde ayrılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, örgütün Kürtleri istismar ettiğini söyledi.
SDG'nin çoğunluğu Arap nüfustan oluşan bölgeleri silah zoruyla kontrol etmeye çalıştığını belirten Bahçeli, bu durumun yerel halkta ciddi rahatsızlık yarattığını kaydetti. Yerel aşiretlerin ve bölgesel unsurların Şam yönetimiyle iş birliği yaparak SDG'ye geçit vermeyeceğini ifade etti.
Bahçeli, federasyon ve özerklik taleplerinin Suriye'nin sosyolojik yapısıyla örtüşmediğini belirterek, bu ısrarın ülkeyi kalıcı bir kaosa sürükleyeceğini söyledi. SDG'nin toplumsal tabanının hızla zayıfladığını vurguladı.
10 Mart 2025'te imzalanan mutabakatın kritik bir eşik olduğuna dikkat çeken Bahçeli, SDG yönetiminin anlaşma hükümlerini bilinçli şekilde ihlal ettiğini söyledi. Sürecin kasıtlı olarak uzatıldığını ve özerklik taleplerinin yeniden gündeme sokulduğunu belirtti.
Bahçeli, Suriye'nin Fırat'ın doğusu ve batısı şeklinde yapay bölünmelere mahkûm edilmemesi gerektiğini vurguladı. SDG'nin Fırat'ın batısından çekilmesinin önemli bir gelişme olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.
Suriye'nin toprak bütünlüğünün kalıcı biçimde güvence altına alınması gerektiğini söyleyen Bahçeli, merkezi devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesinin hayati önemde olduğunu dile getirdi.
Bahçeli, SDG elebaşı Mazlum Abdi'nin özellikle İsrail'den aldığı destekle Şam yönetimini köşeye sıkıştırmaya çalıştığını ifade etti. Bu girişimlerin Suriye'nin egemenliğine açık bir meydan okuma anlamına geldiğini söyledi.
Bahçeli, Türkiye'nin Suriye politikasının pasif bir izleme sürecinden çıktığını belirterek, Ankara'nın üniter devlet vurgusunun sahadaki gelişmeleri doğrudan etkilediğini ifade etti. Türkiye'nin kararlı duruşunun Şam yönetiminin elini güçlendirdiğini söyledi.
Bahçeli, Suriye'nin barış, birlik ve refaha ulaşabilmesi için şu yol haritasının izlenmesi gerektiğini belirtti: