Cenevre'de gerçekleştirilen ikinci tur görüşmelerin ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Washington ile "temel ilkeler" konusunda uzlaşı sağlandığını açıkladı. Bu çıkış, nükleer dosyada uzun süredir tıkanan sürecin yeniden hareketlendiği şeklinde yorumlandı.
İlk temasların Umman'da başlamasının ardından taraflar bu kez Cenevre'de yüz yüze geldi. Yaklaşık 3,5 saat süren toplantı, diplomatik takvim açısından "eşik görüşme" olarak değerlendiriliyor.
İran heyetine Araghchi başkanlık ederken, ABD tarafını eski Başkan Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti. Görüşmelere Trump'ın danışmanı Jared Kushner da katıldı. Sürecin koordinasyonu ise Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi tarafından yürütüldü.
Basın mensuplarının karşısına geçen Araghchi, "Temel ilkeler üzerinde mutabakata vardık" diyerek dikkatleri üzerine çekti. Ancak bunun bağlayıcı bir nihai anlaşma olmadığını vurguladı:
"Henüz üzerinde çalışılması gereken konular var. Heyetler teknik detaylar üzerinde çalışmaya devam edecek."
Diplomasi kulislerinde bu açıklama, "çerçeve uzlaşı" olarak yorumlandı. Tarafların metin taslağı üzerinden müzakereye geçmesi, sürecin yeni bir aşamaya taşındığı anlamına geliyor.
Diplomasi masası kurulurken askeri kartlar da açıkta tutuldu. Donald Trump, uçak gemisi USS Gerald Ford'un Orta Doğu'ya yönlendirildiğini açıklamış ve "Anlaşamazsak ikinci gemi gerekir" sözleriyle Tahran'a sert mesaj vermişti.
Bu açıklama, müzakere sürecinin yalnızca diplomatik değil aynı zamanda askeri baskı unsurları eşliğinde ilerlediğini ortaya koydu.
Öte yandan İran, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yeni bir askeri tatbikat başlattığını duyurdu. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği bu stratejik boğazda yaşanacak en küçük kriz, enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açabilir.
Uzmanlara göre Hürmüz'deki askeri hareketlilik, "masada diplomasi, sahada caydırıcılık" stratejisinin bir parçası.
Haziran 2025'te İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları sonrası askıya alınan nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğuyla yeniden başlatılmıştı. 6 Şubat'ta Maskat'ta yapılan dolaylı görüşmelerde taraflar temasları sürdürme kararı almıştı.
Maskat'taki ilk turda heyetler aynı binada ancak ayrı salonlarda bulunmuş, mesajlar Ummanlı yetkililer aracılığıyla iletilmişti. Cenevre ise doğrudan temasın sağlandığı ilk güçlü platform oldu.
Ortadoğu'da tansiyon yüksek, küresel enerji piyasaları temkinli, diplomasi trafiği ise yoğun. Tarafların "temel ilkelerde uzlaştık" mesajı umutları artırsa da, sürecin kırılgan olduğu açık.
Gözler şimdi teknik heyetlerin hazırlayacağı taslak metinlerde. Bu taslak ya tarihi bir anlaşmanın kapısını aralayacak ya da yeni bir gerilim dalgasının fitilini ateşleyecek.